Gökyüzünün Aralık Seyri : Sabır, Şükür ve Şifa

Gezegen hareketleri oldukça hareketli günler geçirmemize sebep olduğu Kasım ayını geride bırakıyoruz. Uranüs Boğa burcuna geçeli çok fazla olmamıştı ki geri harekete başlayıp yeniden Koç burcuna döndü ve tekrar kontrolsüz ve bağımsız yanımızı tetikledi. Doğum haritamızda bulunduğu alandaki konularda geri dönüşü olmayacak cesur ama aceleci, kararlı ama sonucu konusunda hayal kırıklığı yaşayabileceğimiz adımlar atma iç güdümüzü harekete geçirdi.

Venüs nihayet düz harekete geri dönse de bu defa iletişim ve analitik düşünme gezegeni olan Merkür ‘ün zararlı konumda olduğu için rahat etmediği Yay burcunda geri seyri başladı. 6 Aralık’ta düz harekete geçene kadar teknolojik aletlere, anlaşmalara, ticari ilişkiler konularına dikkat etmekte fayda var.

Jüpiter’in 8 Kasım’da Yay burcuna geçmesi iyimser bakış ve beklentileri beraberinde getirdi. (http://okyanusum.com/astroloji/jupiter-yayda-harekete-gecmeye-hazir-miyiz/)

Aslan ve Kova aksında bulunan Ay düğümlerinin burç değiştirerek 6 Kasım’da Oğlak ve Yengeç burcuna geçmesiyle birlikte hayatımızdaki kadersel olayların ve imtihanların seyri de değişti. Gad (Güney Ay Düğümü) Oğlak enerjisi korku ve endişelerimizi, maddi kaygılarımızı tetikledi. (http://okyanusum.com/astroloji/ay-dugumleri-yeni-rotasinda/)

Uzun bir süredir Kova Burcunda Seyreden Mars, buradaki yolculuğunu bitirmesiyle, toplumsal tansiyon bir nebze de olsa düşerken, teslimiyetçi olma, mücadele azminde gerileme, olaylara müdahale etmek yerine seyretmeye sevk eden bir enerjiyi de berberinde getirdi.
Peki Aralık ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor?

2 Aralık ‘ta Venüs Akrep burcuna geri dönüyor. Venüs retrosundan kurtulsak da Venüs sevemediği ve düşüşte olduğu bu burçtayken, en azından gerilemeye başladığı 10. dereceye ulaşacağı 17 Aralık’a kadar ilişkilerdeki gerilim, kavgalar, iğneleyici tavırlar bir müddet daha hayatımıza damgasını vurmaya devam edebilir. Ayrıca parasal konularda harcamalara dikkat etmek yerinde bir tedbir olur.

7 Aralık’ta oluşacak Yeni Ay enerjisi pozitif, iyimser, genişleme ihtiyacındaki Yay burcunda gerçekleşmesine rağmen Yeni Ay haritasında yükselen burcun Oğlak olması ve yükselende Satürn, Plüto ve GAD bulunması sebebiyle, beklentilerimiz ne kadar büyükse aynı oranda efor sarf etmemiz ve çabalamamız gerektiğini, yeni hedefler koyarken daha gerçekçi ve ulaşılabilir olmasını aksi takdirde hayal kırıklığı yaşama ihtimalini, her ne kadar zorluklar olsa da bu zorlukların aslında daha öncekilerden çok da farklı olmadığını, öz disiplin, stratejik planlama ve gerçekçi hareket ederek, ayakları yere sağlam basan adımlarla ilerleyebileceğimizi anlatıyor.

 Yeni Ay ânının haritasında Ay ve Güneş’in 12. ev sınırlarında olması nedeniyle genişleme, rahatlık ve pozitif enerji dalgasının zahirden daha ziyade batını yani iç dünyamızı etkileyeceğini söylemek mümkün. Her ne kadar dışsal olaylar bizi yine içine çekmeye çalışacak olsa da manen huzur ve genişleme bulmamızın daha kolay olacağını, hayata karşı pozitif bakış açısını yakalamak için yeterli iç dinamik enerjisine vakıf olabileceğimizi anlatıyor

Yeni Ay günü Merkür’ün Akrep burcunun 27. derecesinde düz harekete geçmek üzere durağanlaştığını görmekteyiz. Nihayet retroların durağanlaştırıcı etkilerinden bu Yeni Ay ile kurtulmaya ve son sürat gidebilmek için harekete geçmeye başlıyoruz.

Yeni Ayın oluştuğu bu günde bir başka göze çarpan olay ise Mars ve Neptün‘ün Balık burcunun 13. derecesinde, âna göre çıkarılan haritanın 2. evinde kavuşum yapması. Henüz düz hareketine dönen ve yönettiği Balık burcunda güçlü konumdaki Neptün’ün Mars ile bu kavuşumu, ruhsal alanda gelişebilmek için mücadele etmemizi, kurban rolüne bürünmeden var olan durumu “hakkımızda en hayırlısı olan olmuştur” teslimiyetiyle kabullenip içselleştirmeyi, olandan kaçmadan razı olmayı bize anlatıyor. 2. evde gerçekleşen bu enerji, maddi olarak verilecek bir sadakanın o ayın olumlu enerjilerini büyütüp, olumsuz enerjilerini de hayra çevirebilecek önemli bir etki barındırdığını anlatıyor.

Bu ayda dikkat çeken bir diğer gün ise 9 Aralık. 17 Nisan 2018’de Koç burcuna geçen Şiron, 5 Temmuz’da geri harekete geçmiş ve 26 Eylül’de Balık burcuna geçiş yapmıştı. Şiron uzun bir süreden sonra 27 derece Balık burcunda düze dönecek. Maneviyat, yaralarımız, yaraları sarma ve şifa enerjisi ile bağlantılı olan Şiron‘un düze geçişiyle birlikte, içsel çalışma ve çabalarımız artık dışa dönük, somut olarak maddi âlemimize de yansıma şeklinde tezahür edecektir. Şiron geri giderken yaptığımız manevi çalışmalar maddi hayatımızda somutlaşıp karşılık bulacaktır.

Yani zikir, ibadet ve dua gibi manevi çalışmalarımız gözle görünür bir şekilde açığa çıkarak biriktirdiğimiz enerjilerle bize yeni bir rota çizebilir. Bu dönemi keşkeler, pişmanlıklar gibi bizi benlik ateşine salan düşüncelerle geçirdiysek bu yangın hayatımızda kalıcı izler bırakabilir. Aynı gün Ay’ın iki kötücül Satürn ve Plüton arasında sıkışık durumda olması karamsarlığa iten, aşağı çeken ve depresif düşünceler ağına davet eder nitelikte. O günün hayır içeren enerjisini (manevi çalışmalarla) çoğaltmak faydalı olacaktır.

13 Aralık’ta Merkür’ün tekrar Yay burcuna geçişiyle birlikte, düşünsel ve iletişimsel konulardaki iyimserlik ve olumluluk göze çarpsa da Yay enerjisinin genişleme isteği bizi dağıtabilir ve esas hedeften uzaklaştırıp, gitmemiz gereken yönde hedeften sapmaya, yönü şaşırmaya sebep olabilir.

15 Aralık’ta Ay Balık burcunda Neptün ve Mars arasında kalacak. Yön kaybının maksimuma çıkacağı, pes etme enerjisi ile bırakıp vazgeçmek ve kalıp mücadele etmek arasında karasız olduğumuz, ilerlemek için zor, manevi çalışmalar için ise ideal bir gün.

22 Aralık’ta Güneş Oğlak burcuna yani çalışma, azim, öz disiplin, sorumluluk, karamsarlık ve endişe burcuna geçiş yapıyor.

Ve dolunay22 Aralık’ta 0 derece Yengeç burcunda gerçekleşecek dolunay bizi:

Aile-iş,
Sorumluluklar-keyif alanları,
Paylaşma-gücü kendine kullanma,
Bencillik-cömertlik,

Empati- gerçekçilik denizlerinde gel-gitlerle dolu bir duygu seline sürüklüyor. Dolunay ânı haritasının yükselen burcu Aslan olması sebebiyle Güneş vurguyu kendine toplamış durumda. 5. evde 0 derece Oğlak burcunda olan Güneş; “İşini erteleme ama kendine de zaman ayır. Ailen için fedakarlık yap ama kendini sıfırlama. Elinden geleni yap ama sabırsız ve kendine karşı acımasız olma. Çalış ama sağlığını da ihmal etme” mesajı veriyor.

Yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık 20:42’de Jüpiter-Merkür 9 derece Yay burcunda kavuşuyor. İletişim, ticaret, anlaşmalar, planlar ve seyahatler gezegeni Merkür’ün, evinde güçlü yerleşimdeki Jüpiter ile kavuşumu bize o gün için önemli ipuçları veriyor. Ayrıca, yine 9 derece Yay burcunda bulunan Antares sabit yıldızı bu enerjinin olduğundan çok daha fazla büyütme enerjisi taşıyor. Antares önemli sabit yıldızlardandır. Büyük başarılar getirdiği gibi büyük yıkımları da tetikleyebilir. Kavuşum yapan gezegenler Merkür ve Jüpiter olduğu için bu etkinin daha çok pozitif olacağını öngörebiliriz. Bu tarih, eskilerin eşref saati dediği vakitlerden biri olarak değerlendirilebilecek ve önemli olayları başlatmak için güzel bir vakit olarak gözümüze çarpıyor. Bugün yeni bir işe başlamak, imza atmak, uzun zamandır ertelediğimiz işler için adım atmak adına çok güzel etkiler barındırıyor.

Yeni yıla iki gün kala 29 Aralık’ta Balık burcunun 28. Derecesinde gerçekleşecek olan Mars-Şiron kavuşumu, Scheat sabit yıldızına çok yakın derecede olması sebebiyle önemli bir diğer gün olarak göze çarpıyor. Haritalarında bu derecede bir gezegen olanların dikkat etmesi gereken bir durum. Genel olarak yaralarımızı şifalandırmak için yapacağımız davranış ve alacağımız tavır bizi haklı iken haksız duruma, mazlum iken zalim durumuna düşürebilir. Sabır göstererek uzun zamandır çözmeye çalıştığımız sorunlarda sona gelmenin de etkisiyle yanlış ve haksız tepkilerimize dikkat etmeliyiz. Unutmayalım ki; Cehenneme bir karış mesafe kalmışken atılan doğru bir adım ondan kurtulmaya vesile olurken, Cennet de ona sadece bir karış mesafe kalmışken atılan yanlış bir adım sebebiyle kaybedilebilir. Aman dikkat!

Bu ayki gezegen hareketlerine baktığımızda enerjilerin sabır ve şükür ekseni etrafında şekilleneceği göze çarpıyor. Rabbimizin buyruğu olarak namaz ve sabır ile O’ndan yardım isterken, sabrı artırıcı etken olarak da oruçla kendimize yardım edebiliriz. Açlıkla beraber hissedilen o acziyet ve muhtaçlık duygusu, şükür kavramını daha çok ve samimi bir şekilde hayatımıza sokacaktır. Son olarak ‘Şükredilen her nimetin ziyadeleştirileceği’ ilahi vaadini de hatırlatarak yazımızı sırlarken, sabır, şükür ve şifa dolu bir ay geçirmenizi temenni ederiz.

Şükran Ay Bakacak & Şükran Öztürk

Check Also

interconnected bölüm 1 – Mikrobiyom – 2/2