EMBRİYOLAR EVRİM HAKKINDA BİZE NE ANLATABİLİRLER?

Bir fetüs (cenin) oluşmaya başlar başlamaz, o organizmanın atalardan
kalma tarihçesinin çoğunu gözler önüne serer.

Üçüncü haftasındaki insan embriyosu, taro (taro embriyo) belirene ve biçimini hücrelerin
üst katmanı boyunca yarıp geçene kadar özelliği olmayan bir hücreler tekerleğidir.

Bu, ‘’primitif çizgidir’’. ‘’Primitif çizgi’’, daha sonra kısalmaya başladıkça; dokular tüpü şeklinde bir iz bırakır.
Bu, embriyoları katılaştırıcı radyasyonun embriyo koordinatlarımızda keşfettiği notokordur. O, primitif
omurgalı hayvanlarda yaşam boyunca bedenin ana aksiyal desteği olmayı sürdürür.

Fakat daha yüksek yapılı omurgalı hayvanlarda onun yerini omurilik alır. Ancak, kalıtımsal gelişimimizden
ötürü; doğru kimyasal sinirlere renkli çizgiler yapmadıkça omurilik gelişemez.

Genom, embriyonun düzgün şekilde gelişmesi için gerekli olan bilgiyi kapsar. Fakat genom, tarihçeye sahiptir. O, soy zinciri aracılığıyla nesilden nesile geçmiştir; yaşamın başlangıcından beri de hiç bozulmamıştır.
Ve ataların birçoğunu oluşturarak hâlâ işliyor gözükür. Üç yüz milyon yıl önce, atalarımız
yumurtalarını suda yumurtlayan yaratıklardı.  Bu yumurtalar küçük ve yuvarlaktı ve bir
embriyonun yaşamını devam ettirmek için onun gelişimini sağlayan yumurta kesesine
sahiptiler. Bu, insan embriyosunun ilk aşamasıdır. Fakat yassılaşmış tekerlek
şeklini almış, aşamadan geçen embriyolar olduğunun farkına varıyoruz.

Bu aşama için sürüngen atalarımızı düşünebiliriz. Sürüngenler yeni sert kabuklularla karada yumurtlamaya başladıklarında, embriyolar uzun bir yumurtlama (inkübasyon) dönemi boyunca beslenmeleri için daha
büyük bir yumurta sarısıyla tedarik edilmelidirler.

Bu daha büyük yumurtayı barındırmak için, embriyonun kendisi yumurta sarısı ve sert kabuklu arasında sıkışmış yassı bir tekerlek haline gelmiştir. İnsan embriyosunun artık yumurta kesesine ihtiyacı yoktur, ama milyonlarca yıl sonra bile insan embriyosunun her biri tekerleğin yolculuğunu oluşturmak üzere harekete geçmektedir:

Yeniden harekete geçmeden önceki sürüngen tarzı. Evrimsel tarihin rol oynadığı kat kat fazla üreme gelişimi vardır. İnsan embriyolarının hepsi çok eski zamandan kalma balık atalarımızın solungaç keselerini tıkayan
geçici yutak (farinks) keselerine sahiptir. Bu keseler en sonunda balığın solungaç keselerinden
evrim geçiren, U istasyonunu da kapsayan yapılar haline geldiler: Orta kulak, bademcikler, paratiroit ve sinüs.

Ve tabii ki onlar, yalnızca fiziki yapılar değiller; gelişimi de bünyesinde bulunduran genlerdir.  İnsan embriyosunun gelişimini kontrol altında tutan bu genlerin pek çoğu diğer yaratıkları da kontrol
altında tutan aynı genlerdir:

Aslına bakılırsa bulunduğu yerin işleyişini düzenleyen, organları ve uzuvları şekillendiren Hoks (Hox)
geni gibi bazı genler; birbirlerinden tamamen farklı olan sinekler ve memeliler gibi yaratıkları
kontrol altında tutabilen genlerdir.

Çeviri: Esin Tezer
Kaynak : http://www.youtube.com/watch?v=uAZmLYWEPGk&feature=related

Check Also

görme

Bilim İnsanları Beynimizin Görmediklerimizi Nasıl İşlediği ve Muhafaza Ettiğine Yeni Bir Işık Tutuyor.

Bir grup bilm insanı gördüğümüzü bilmediğimiz bilinçaltı görseleri beynimizin nasıl işleyip, muhafaza ettiğinin haritasını çıkardılar ...