Bağırsak Bakterisi Mutluluğu düzenliyor…

APC bilim adamları “mutluluk hormonu” diye adlandırılan beyindeki seratonin seviyesinin yaşamın ilk yıllarında bağırsaktaki bakteriler tarafından düzenlendiğini tespit etmişlerdir.Onların bu konudaki çalışması bugün önde gelen uluslarası psikiyatri dergisi olan Moleküler Psikiyatri adlı dergide yayınlanmıştır.

Araştırma, normal yetişkin bir beyin fonksiyonunun bağırsak mikroplarının gelişme süresince var olmasına dayandığını göstermektedir.
APC’deki bilim adamları bakterisiz fare modeli kullanarak, yaşamın ilk yıllarında bu bakterinin yokluğunun yetişkinlikte beyindeki seratonin konsantrasyonunu belirgin bir şekilde etkilediğini tespit emişlerdir.

Ruh hali ve duyguların düzenlenmesindeki ana kimyasal olan seratonin, stres, endişe ve depresyon sırasında değişkenlikgöstermekteve daha çok kliniksel olarak etkili antidepresan ilaçlar bu nörokimyasalı hedefleyerek çalışmaktadır.

Araştırma ayrıca bu etkinin,kadınlara oranla erkeklerdeki daha çok göze çarpan etkileri ile seks bağımlılığı konusuna da dikkati çekmektedir.Sonuç olarak, bilim adamları yetişkinlikten önce bakterili hayvanları kolonileştirirler ve özellikle seratonine bağlı olan pek çok merkezi sinir sisteminin değiştiğini tespit ederler ve bağırsak florasının yokluğu ile beyin fonksiyonu üzerindeki kalıcı etkisinin geri döndürülemez olduğuna işaret ederler.

bag_bak

Bu çalışma,insan beyin ve davranışının normal olarak sağlıklı çalışmasını sürdürebilmesi için mikrobiyom-bağırsak-beyin aksının varlığının önemine işaret ederek, Cork grup ve diğerlerinin daha önceki çalışmalarını geliştirmektedir.

Bu araştırma, UCC’deki Sindirim Farmabiyotik Merkezinde Gerard Clark, Profesor Fergus Shanahan, Profesor Ted Dinan ve Profesor John F. Crayon ve meslektaşları tarafından yürütülmüştür.

Bu çalışma hakkında UCC’de Anatomi ve Nörobilim Bölümü Başkanı ve yayın müdürü Profesör John F Crayon şunu ifade ediyor:
“Bağırsak bakterisinin bağırsak ve beyin arasındaki çift yönlü iletişiminde önemli bir role sahip olduğunun ve beyin rahatsızlıklarının tedavisi için eşi benzeri olmayan mikrobiyal dayanaklı stratejilerin gelişmesine için imkan sağlaması açısından,bu çalışmanın sonuçları nörobilimci olan beni çok etkilemiştir.”

Mikrobiyotaya yapılan örneğin antibiyotik, diyet ya da enfeksiyon gibi manipulasyonların beyin fonksiyonu üzerindeki etkin zincirleme etkisinden dolayı, bu araştırma çoklu sağlık implikasyonları içermektedir.Baş yazar Dr. Gerard Clarke şunu ifade etmekte:

“Bu sonuçlardan gerçekten de çok etkilendik. Mikrobiyataların genel sağlığımız açısından ne kadar önemli olduğunu biliyor olsak da, araştırma sonuçlarımız bu çok küçük arkadaşların zihin sağlığımız açısından da çok önemli olduğunun altını çizmektedir.”

Check Also

işitme2

Şizofrenideki İşitme Eksiklikleri Belirli Beyin Reseptörüne Bağlı

  Özet: Araştırmacılar, işlevsel olmayan NMDA beyin reseptörlerinin, görünüşe göre şizofreni hastalarında yaygın olan işitme ...