Taç Çakra ve Manevi Aydınlanma

SORU: Üstadım!… Amerikalı papaz’ın “Allah” kitabı ile ilgili konuşmasını video kasetten
çakra2 izledim… Yakub aleyhisselâmın “Rabbimle, Pineal denen yerde görüştüm” sözünü, ve beyindeki bu bezle ilgisini vurguladı… Guyton Physiology kitabında Pineal Gland için “Seat of the Soul” yani: ÖZ’ün yeri, dendiğini gördüm… Bu salgı bezi ile vurgulanmak istenen nokta nedir?..Teşekkür ederim..

A.H. : Chakralardan yedincisi olan Pineal Gland, insanda soyut kavramların başladığı ve değerlendirildiği alandır… Bunun faaliyeti, beyinde düşünsel yaşama boyut atlatmaktadır… İnsan ezbercilikten ve taklitçilikten çıkmadan düşünerek yaşayamaz… Attığın her adımda, o yaptığını niye yapmakta olduğunu düşünmek ve sonuçlarının sana neler getirebileceğini de hesaba katmak zorundasın… Ki, sürekli düşünme melekesi gelişsin…’’

Kesin olarak bilinmelidir ki; DİN tamamiyle, bilimsel gerçekler üzerine oturtulmuş, o günün şartları içindeki sembolik anlatımdır.İslâm Dininde, -sadece Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i şerîfler- mevcut olan bütün hükümler, insanın gerek bugünü ve gerekse ölümötesi yaşamı için zorunlu olarak ihtiyaç duyacağı şeyleri temin gayesiyle gelmiştir. Ayrıca insanın bu önerilere uyması, onun gelecekte bir çok kendisine zarar verici şeylerden korunmasına da vesile olacaktır.İnsanın yaşamı ise, bilindiği üzere BEYİN ile düzenlenir..

İnsan’da ortaya çıkan her şey, BEYİN aracılığıyladır… Ölümötesi yaşam bedeni olan RUH dahi beyin tarafından “yüklenir”!..Allâh’ın isimlerinin işaret ettiği manâlar, insan beyninde açığa çıkar. İnsan şuûru, Allâh’ı, ancak beyin kapasitesi kadar tanıyıp “yakîn” elde eder.İşte böyle olunca, ZİKİR olayının önemini kavrayabilmek için, önce beynin çalışma sistemini kavramak, sonra da zikir halinde beyinde nasıl bir işlem oluştuğunu idrâk etmek zorunda kalırız.
Milyarlarca hücreden oluşan beyin; esas itibariyle bioelektrik enerji üretip, bunu dalga enerjiye çeviren ve kendisinde oluşan manâları, bir yandan RUH dediğimiz yapıya yükleyen ve diğer yandan da dışarıya yayan bir organik cihazdır.ZİKİR ile beynin belli bir bölgesindeki hücre grubları arasında üretilen bioelektrik enerji, zikrin devamı halinde bu bölgeden taşarak, görevsiz bekleyen yan hücrelere yayılır ve onları da mevcut kapasiteye ilâve ederek devreye sokar.ZİKİR, konusu ne ise, o anlamda bir frekans yayarak bu hücreleri devreye alan beyinde, elbette ki o istikâmette de faâliyet gelişir.”
AHMED HULÛSİ, OKYANUS ÖTESİNDEN-2 ve DUA VE ZİKİR’den

*ÇAKRA’NIN KELİME ANLAMI :

Çakra, Hint Felsefesi ve bazı ilgili Asya kültürlerinde, insan vücudunda bulunan metafiziksel ve/veya biyofiziksel enerjinin bağlantı noktası olarak düşünülmüştür.Chakra, Sanskritçe’de tekerlek anlamına gelmektedir. İnsanda bulunan bu enerji merkezleri girdap şeklinde dönen enerji alanından oluştuğu için onlara bu isim verilmiştir.Yoganın üstadları; insanın, görünen fiziksel varlığı ötesinde, daha duyarlı ve daha etkin bir bünyeye sahip olduğunu ileri sürerler. Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda; duygularımız aracılığıyla sezebiliriz. Dr. Alexis Carel’in sözleri şöyledir: “İnsanın kişiliğinin, fiziksel varlığının ötesine gittiğine inanmak için bir çok neden vardır. Bedenin sınırlarının cildin yüzeyinde bitmediğine, anatomik çizgilerin bitiminin bir varsayım olduğuna ve herbirimizin kendi bedenimizden daha engin ve daha yaygın olduğumuz konusunda belirtiler vardır. İnsanın, kendi bedeninin sınırlarını her alanda aştığı açıktır.”Hint felsefesine göre, insanın kafasının tepesinde pozitif bir akım varken omurga kemiğinin alt boğumunda, kuyruk sokumunda, negatif bir akım bulunur. Bu iki “kutup”arasında dolaşan elektrik gücü “YAŞAM”dır. Her yoginin amacı, kuyruk sokumunda, Muladhara Çakra yakınında, yılan gibi kendi üzerine üç kez çöreklenen uyuyan Kundalini’yi, yani negatif enerjiyi uyandırıp, onu Sushumna Nadi (omurilik boyunca) Sahasrara Çakra’da (başın tepesinde) bulunan pozitif akımla birleştirmektir.Bu olay, sabır ve azimle uygulanan Pranayama (nefes egzersizleri), asanalar (yoga duruşları), ve meditasyon sayesinde gerçekleşebilir. Buna erişebilen yogilerin sayısı çok fazla değildir.   (Kaynak: VİKİPEDİ, Özgür Ansiklopedi)

 Çok eski zamanlarda, yetiştirilen kimselere hayatın sırlarını keşfetmek için yardımcı olan Giz Okulları vardı. Bu okullar; Mısır,Tibet ve Pers gibi yerlerde gelişmişlerdi ve kökenlerinin Atlantis’ten geldiğine inanılıyordu. Hakikati arayanlar ruhani ve manevi kabiliyetlerini geliştirmek için özel teknikler, egzersizler ve başlayış törenleriyle (inisiasyon) burada eğitiliyorlardı.

Binlerce yıl öncesinin en önemli başlayış törenlerinden veya dini törenlerinden bir tanesi bugün hâlâ vardır. O; eski Mısırlılar tarafından “İlk Başlangıç Dini Töreni,” veya  “Büyük Başlangıç Dini Töreni,” olarak adlandırılmıştır ve özel monoton bir sesle söylenen kelimeleri (chants) veya seslerin tonlamalarını içermektedir. Eski Giz Okulu’nun ilgili baş rahibi bu olağanüstü dini töreni yeni kaydolmuş öğrencilerlerle gerçekleştirmiştir.Bu dinsel tören geceyarısı Karnak’taki Kutsal Göl gibi çeşitli yerlerde veya Büyük Sfenks’in altında varolan gizli bölmede olmuştur. Başlama töreninin sonuçları törene katılan herkes için derin ve kalıcıydı.

Üç bin yıldan fazla kadar önce, Mısır’daki Karnak Tapınakları’nın arasında insan eliyle yapılmış çok güzel bir göl vardı. Bu, az önce bahsedilen Mukaddes Göl’dü. Eski Mısır adetlerinin ve törenlerinin referansları Mısır’ın Eski Mirası, Herbak: Büyük Piramid’in Sembolik Kehanetleri gibi kitaplarda bulunabilir. Hepsi California, San Jose’deki Rosicrucian (AMORC) camiası tarafından yayımlanmıştır.

Bu başlayış töreni, ‘Yeni Başlayanlar İçin Eski Öğretiler’ adlı kitabımda eski Giz Okulları’nın
çakra1 tarihçesiyle beraber detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Yazar olarak, bu eski dini törenin değerini anlıyorum ve onu pek çok defalar kendimde ve saymakla bitmeyecek kişilerde kullandım. Dini yolda olan pek çok kişi de bu dini töreni kendi kendilerine deneyimlemiştir.Etkiler herkes için faydalı olmaktadır.

İlk Başlama Dini Töreniyle ilgili olan, monoton bir sesle söylenen kelimelerden bir tanesi Taç Çakra’yı (Tepe Çakrası) geniş ölçüde etkilemektedir ve Üçüncü Göz Çakrası’nı veya enerji merkezini de daha az derecede etkilemektedir. Taç Çakra, tabii ki, başın tepesinde yer almaktadır ve fiziksel düzeyde Hipofiz Bezi’yle bağlantılıdır. Üçüncü Göz Çakrası da, alnın tam ortasında yerleşiktir ve fiziksel düzeyde Pineal’le (Beyin Epifizi) bağlantılıdır.

Düzgün şekilde monoton makamla okunduğunda; bu özel monoton sesle söylenen kelime veya ses, hem Pineal’ın (Beyin Epifizi) hem de Hipofiz Bezlerinin bulunduğu yer olan başın derinliklerinin içine bir titreşim gönderecektir. Bu da, bu bezlerin onları ve beynin çevreleyen alanlarını sırayla uyaran bir titremeye yolaçacaktır.

Bu meydana geldikçe de; Taç Çakra ‘harekete geçirilmiş’ olacak ve ‘görüşmeye başlayacaktır’. Aynı anda Üçüncü Göz Çakrası da hafifçe ‘harekete geçecektir’. Bu; enerjinin daha yüksek titreşimlerinin Taç Çakra’ya, Üçüncü Göz Çakrası’na, bedene ve insan enerji alanına veya ruhun içine girmesine izin verir. Bu enerji, Tanrı Kaynağı’yla veya yukarıdaki tanrısal alanlarla bağlantılıdır ve dört bir yanınızda vardır.O, soluduğunuz havada ve içtiğiniz sudadır. Bu enerji; Chi (Yaşam Enerjisi)Evrensel EnerjiPrana ve Ruh Enerjisi olarak da adlandırılır. Bu enerjinin titreşimi eski Giz Okulları’nda Mısırlılar tarafından keşfedilip tartışılmışsa da; o basitçe Ruh olarak bilinir. Taç Çakra tamamiyle ve Üçüncü Göz Çakrası da daha az düzeyde harekete geçirildiğinde; evrensel enerji altınlı alana girer, böylece çeşitli şeylerin oluşmasına izin verir. Ruh, daha temiz ve aydınlık olacaktır.

Yedi ana çakralar veya enerji merkezleri, bu yüksek titreşimi alacaklar ve daha dengeli hale geleceklerdir. Bu da iyileştiren enerjinin bedene akmasına izin verecektir. Bu bezlerin her ikisinin uyarılması ve harekete geçirilmesi bazı Endorfin’lerin bedenin içerisine salgılanmalarına yolaçarak, beynin Hipotalamus Bölgesi’ni etkileyecektir. O halde; bu da bir kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olacaktır. Bu kendi başına, özellikle ruh hali çalkantıları çeken herhangi kimseler için faydalıdır. Ayrıca, beynin Neo Korteks’i uyarılmış hale gelir ve Nöronlar’ın beynin pek çok bölgesine ateşlenmesiyle sonuçlanır. Bu da; beyninizin gizli duran ruhsal kabiliyetlerinin uyandırılması da dahil, beyninizin potansiyelinin daha fazlasının kullanılmasına izin verir.Bu özel monoton sesle söylenen kelime yaşlanma sürecini de durdurur, çünkü Endokrin Glandüler Sistemi daha dengede ve uyumda olmaya başlar. Bu; Pineal (Beyin Epifizi) Bezi’nin veHipofiz Bezi’nin harekete geçirildiklerinde, Endokrin Sistemi’n diğer bezlerini de çok pozitif bir şekilde etkilemelerinden dolayıdır.

Monoton bir sesle kelimeleri söyleme egzersizinin kısa açıklaması şöyle devam eder: Kullanılacak olan ses, (İngilizcede bir ay ismi olan -May-Mayıs ayının söylenişi gibi) ‘’MAY’’dir. Başlamadan önce, derin bir nefes alın ve onu beş saniye kadar tutun. Daha sonra yavaşça ağzınız veya burnunuz aracılığıyla (bu sizin seçiminiz) aynı oranda nefes alıp verin. Bu nefes alma tekniğini iki defa daha yapın. Derin nefes alıp vermenin toplam olarak 3 defa yapılmış olması önemlidir. Bu, Chi (Yaşam Enerjisi) veya Evrensel Enerji’nin bir kısmının ciğerlerin içerisine ve en sonunda da kan dolaşımı aracılığıyla bütün bedene emilimine izin verir. Bu; beyin dalgalarının yavaşlamasını, etranızdaki altınlı alanın genişlemesini ve aydınlanmasını ve sizin kendinizi daha rahatlamış hissetmenizi sağlar.Monoton bir sesle söylenen ‘‘MAY’’ kelimesinin yapılmasındaki tüm faydaları alabilmek için önemlidir.

Bu monoton sesle kelime söyleme orta C müziksel notasında yapılmıştır. Müziksel eğilimli olmayanlar, bu genel kuralı uygulayın. Monoton bir sesle kelime söylediğinizde, sesinizin ne çok yüksek, ne çok düşük, orta seviyede olduğunu unutmayın. Seviyeyi de deneyebilir ve sizin için en iyi çalışan, en doğru seviyeyi bulabilirsiniz.

Şimdi, başka bir derin nefes alın ve birkaç saniye için nefesinizi tutun. Daha sonra, nefes alıp verdikçe, ‘’M-A-A-A-Y-Y-Y’’ sesinin tüm nefesiniz dışarı atılana kadar sesini verin. Bunu yaparken, sesinizin aralığının yükselmesine ve alçalmasına izin verin. İkinci bir derin nefes alın, bir kez daha nefesinizi biraz tutun ve daha sonra monoton sesle kelimeyi tekrar edin. Nağmenin üçüncü ve son defa sesini verin. Bir defa tamamlandı mı, birkaç saniye için sadece dinlenin.

Bazılarınız ‘’Taç Çakra Egzersizi’’ esnasında veya egzersizin hemen tamamlanmasından sonra bazı fiziksel şeylerin meydana geldiğini farketmeye başlayabilirsiniz. Diğerleri için, sonuçlar başlangıçta belki yavaş olabilir ve daha az kaydadeğerdir. Bu durumlarda, sonuçlar siz tamamen farkında olmasanız da; güç algılanan fakat etkili olacaklardır. Yeni Başlayanlar için Eski Öğretiler kitabımda, diğer monoton sesle söylenen kelimelerle beraber bu monoton sesle söylenen kelimenin ve egzersizlerin uygulanmasının etkilerini bir çok detayla açıkladım.

Bu egzersizin fizyolojik etkilerinden diğer bir tanesi,Taç Çakra’nın bulunduğu başın en tepesindeki ‘karıncalanma’ hissidir. Bu, Taç Enerji Merkezi’nin açıldığının bir işaretidir. O, daha önce bahsedilen yukarıdaki cennete ait alanlardan gelen evrensel enerjinin daha yüksek titreşimlerinin alınmaya başlamasıdır. Ayrıca, içerideki diğer alanlara yeni yollar yaratarak Beyin Serebrum’undaki Nöronları ateşlediğinin bir işaretidir. Serebrum, insan beyninin ana parçasıdır. Ruhani kabiliyetlerinizin bazıları, beyninizin bu kısmında saklanmaktadır.

Evrensel enerji ve elektriksel uyarılma; bu yollar açıldıkça bazı ruhani istidatlarınızı ve kabiliyetlerinizi kapsayan Beynin Serebrum’unun faaliyet göstermeyen hücrelerine gönderilmektedir. Bu hücreler daha sonra bazı kullanılmayan kabiliyetlerinizi kullanmaya başlamanıza izin vererek, aktif hale getirilirler.

Hipofiz Bezi pek çok fiziksel amaca sahiptir. O, ruhsal ve manevi amaca da sahiptir. Uyarıldığında, ruhani bilginin ve manevi etkilerin alıcısı olarak çalışmaya başlar. Meleklerinizle olan çalışma potansiyeliniz ve ruhunuzun yol gösterme potansiyeli kullanılabilir olmaya başlar. Bu hikmet sahibi varlıklarla şimdiden iletişim kuranlarınız için, beceriler artacaktır.

Belirtildiği gibi Serebrum, Pineal (Beyin Epifizi) ve Hipofiz Bezi’nin uyarılması; endorfinleri kan akışının içine salgılatır.Seratonin, bu monoton sesle söylenenler aracılığıyla salgılanan hormonal salgılardan bir tanesidir. Bu, sizin mutlu olmanıza yardımcı olur. Açıkçası, bu egzersizi depresyon ve düşük seratonin düzeyleri çeken insanlar bu durumun azalması için faydalı bulabilirler.

Hipofiz Bezi fiziksel düzeyde bir kez harekete geçirildi mi ve taç çakra fiziksel düzeyde bir kez açıldı mı; daha da çok ruhsal ve manevi istidatlar ortaya çıkacaktır. Bu istidatların bazıları şöyledir: Sezgi artmıştır, yaratıcılık genişlemiştir, görülemeyen şeyleri görebilme kabiliyeti (bir normun ötesinde görebilme) gelişmiştir veya artmıştır ve etkili olan kabiliyet gelişmiştir veya artmıştır.

Bu istidat; pek çoğunuzun ruh okuyucusu, enerji doktoru, ruhani medyum ve sezgi yoluyla tedavi eden haline gelmesine izin verecektir.Bu uğraşlarla şimdiden meşgulseniz, bu nitelikler artacaktır.

Manevi Aydınlanma, herkesin çabalaması gereken bir hedeftir. Manevi olarak gelişmiş veya aydınlanmış bir insan etrafındaki dünyayı mükemmel bir şekilde etkiler. Aydınlandığınız zaman, içinizdeki Ruh diğerleri için çok güzel bir ışık haline gelecektir. Manevi seyahatinizin tadına varın!

‘Çiftçi, toprakla meşgul olur; hekimler ve antrenörler bedenle meşgul olurlar; akıllı adam ise kendi Aklı’yla.’

Epiktetus’un Altın Atasözleri’nden

Kaynak: Douglas De Long / http://www.llewellynjournal.com/article.php?id=5542’den çevrilmiştir.
Çeviri: Esin Tezer

Check Also

ağrı

Karmaşık Bölgesel Ağrı Sendromu: Diğerlerini Seyretmek Acıya Neden Oluyor!

 Karmaşık bölgesel ağrı sendromu (KBAS) olan bireyler, yalnızca diğer insanların hareketlerini izleyerek ağrı çekerler. Aalto ...