Hücre dili ile konuşmak !.

AylinER – 16 Haziran 2008

Bir organizmanın gelişmesi ve işleyişi için, tek tek hücrelerin birbirleri ile bilgi alışverişinde-iletişimde olması gerekir. Acaba onların dilini öğrenme ve onlarla konuşma imkânımız var mı?… Evet var!… Nottingham Üniversitesi’nden Cameron Alexander ve George Pasparakis bakteri hücreleri ile yapay polimer (monomer adı verilen çok sayıda basit birimin (molekül) birbirine bağlanmasıyla oluşan büyük moleküllü yapay ya da doğal bileşiklere verilen ad) kabarcıkları-kesecikleri arasında bir sohbet ortamı yarattılar!.

Angewandte Chemie” adlı dergide bakteri hücreleri ile yapay polimer kabarcıkları arasındaki ilk iletişimin, kabarcıkların yüzeyindeki şeker grupları tarafından geldiğini açıkladılar. Kabarcıklar, hemen akabinde bilgiyi hücrelere boya molekülleri şeklinde transfer ederler.

Hücrelerin yüzeylerindeki pek çok şeker bileşiminden oluşan karmaşık yapılar, hücre tanımı gibi işlemler için kullanılan bir
dil”dir!!… Örneğin, dokuların farklılaşmasında, ya da yabancı madde girişiminde ve Organizma ya da onun bölümlerinde oluşan ya da üretilen endojenöz hücre tanımında… Bilim insanları, bu glükokodları yani şeker kodlarını, hedef hücreleri “adres göstermede” kullanmayı ve hastalıkları tedavide doğrudan hücresel işleme dahil etmeyi ve hasar görmüş dokuların yeniden yeniden yapılanmasına rehber olmasını istemektedirler.

İngiliz Bilim insanları, hücrelerin “dilini” öğrenmede ilginç bir yol izlerler: bilim insanları, çok ufak dış kabuğu özel polimer yapı bloklarından oluşan kapsüllerden meydana gelen kabarcıklar-kesecikler oluştururlar. Onların özel numarısı: polimer halkaları, kabarcıkların-keseciklerin yüzeyinde dolanmış olarak görüntülenen glikoz birim davranışlı yan halkalarla donanmıştır.

Araştırmacılar yüzeylerinde glikoz-sarılı proteine sahip olan bakterileri bu kabarcılarla-keseciklerle bir araya getirirler… bakterinin davranışı polimerim kompozisyonuna ve kabarcık-keseciklerin boyutuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu birleşik bakteriler, daha sonra kabarcıklardan-keseciklerden moleküler “bilgi”yi alma pozisyonuna geçerler: Boya molekülleri, özellikle bu bakterilerin iç kısımlarına daha önceden bu kabarcıklara-keseciklere yerleşmiştir.

Bu deneyi gerçekleştiren ekibin başındaki bilm insanlarından Alexander şöyle bir açıklamada bulunmaktadır: “bizim oluşturduğumuz kesecikler yaşayan hücrelerin basit kopyalarıdır. Öyle ki, onlar glikoz kodları yoluyla gerçek hücrelerle olduğu gibi kabarcıkların içindeki işaret molekülleri yoluyla iletişime girebilirler.”

http://www.medicalnewstoday.com/articles/110103.php

İngilizceden Çeviren: AylinER

Yukarıdaki makalede “dil” adı altında işaret edilmekte olunanın bildiğimiz sadece(!) seslerden oluşan bir iletişim şeklindeki açığa çıkış yerine, moleküler boyutta ne şekilde açığa çıktığını okuduk. Her yapının kendini ifade etmede ve kendinde kodlu olan bilgiyi açığa çıkarmadaki kendi yapısına ve işleyişine uygun, özel yöntemleri bulunmakta. Tıpkı hücrelerin dili gibi!… Bir yapının dilini öğrenmenin de en kolay yolu, o boyutun ortamına uygun bir yapı ile o ortamın canlılarının nasıl bir bilinçle işlediklerini öğrenmek ve bu işleyişe uygun davranış ortaya koyma yolu ile de iletişime girmek, yani o “dil”i öğrenmek!!!..

Check Also

signal1

Kablosuz Sinyaller Kullanılarak Duygularımızın Tespiti

MIT’in (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Yeni Radyosu Kablosuz Sinyalleri Kullanarak Duygularınızı Tespit Edebiliyor!  Bir kişinin duygularını ...