ABDEST ! Neden ?

Abdestin bilimsel açıklamaları;

Her gün beş kez alınması emrolunan  abdestin, bir tür temizlik uygulaması olduğu elbette  söylenebilir. Abdestin kir ve mikroplarla en fazla temasta bulunduğu bölümlerinin temizlenmesine yönelik olduğu da söylenebilir;

Ancak, on dört asır önce temizliğin ‘t’ sinin bile olmadığı bir ortamda gelen bu hikmetli reçete tam anlamıyla bir Kur’an ahlâkıdır.

Abdestin getirdiği sağlık mucizeleri temizlikten ibaret değildir. Akıllara durgunluk verecek binbir biyolojik sır gizlidir onda.

Abdestin kan dolaşımı, lenf dolaşımı ve sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileri, son zamanlarda bilimsel incelemelere konu olmuştur. Abdest alınan su sıcaksa damarı genişleterek, soğuksa daraltarak, özellikle kalpten uzak damarların esnekliğini ve zindeliğini sağlamaktadır.

Su, bu arada yine ısı farkı sebebiyle dokularda yavaşlamış dolaşımdan ortaya çıkan besin birikimlerini de genel dolaşıma katarak, damar sertliğine ve hem de bu olayın beyin dolaşımına yansıması demek olan bunamaya karşı korumaktadır.

Vücudun korunma sistemi olan lenf dolaşımı, abdest uygulamasıyla sağlıklı bir işlerlik kazanmaktadır. Çünkü abdest esnasında temas kurulan uzuvlar, lenf sisteminin en önemli uyarılma noktalarını (burun arkası ve bademcikler, boyun yanları) içine almaktadır.

Böylece abdest, vücudun hastalıklara karşı korunmasında ve dayanıklılık kazanmasında önemli bir etkide bulunmaktadır.

Aynı şekilde, vücudun tümüne ait statik elektrik dengesinin çeşitli sebeplerle zaman zaman artması sonucu bir çok psikosomatik hastalık oluşmaktadır.

Vücutta statik elektriğin en olumsuz etkisi deri altındaki minik kaslardır. Bu kaslardaki gerginlik sebebiyle, yüzde ve bütün vücutta erken kırışmalar ortaya çıkar. Abdest vasıtasıyla bütün bu olumsuzlukların etkisinden sıyrılmak mümkün olabilmektedir.

Nitekim,  devamlı namaz kılanların ciltlerinde, abdestin sağladığı parlaklık ve güzellik kolayca farkedilebilmektedir.

Gene tıbbi kaynaklar, insan cildi, ağız ve burnunun, mikrop ve bakteriler için en verimli yerler olduğunu bildiriyor. İnsan vücudunda açık olan yerlerde yani abdest organlarında 1 cm² de 1-5 milyon arasında sürekli çoğalan mikrop bulunmaktadır. Bunları su ile yıkamak, vücudu mikroplardan temizlemek demektir.

Yapılan deneyler sonucu görülmüştür ki, abdestle bu organlar günde 3 defa yıkandığı zaman vücut, mevcut mikropların % 95 ‘inden beş defa yıkanmasıyla da tamamından temizlenmiş oluyor .

Dolaşım Sistemine katkıları:

Kalp, 100.000 km’ ye yakın damar ağıyla bütün vücudu besleyen çok geniş bir sistemin motorudur. Damarlar kalpten uzaklaştıkça kılcallarına ayrılarak son hücreye kadar her alanı, her dokuyu besler. Öyle ki hayati organ ve dokuları birden çok damar ağı kontrol eder.

Kılcal damarların işlevini devam ettirebilmesinin en önemli şartı “ESNEKLİĞİNİN” korunmasıdır.

Ne çare ki, stres ve oburluk -obezite- kılcalların işini bitirir. Bundandır ki obezite ve strese bağlı olarak ortaya çıkan “esneklik kaybı” kalp-damar hastalıklarının ve bunamanın baş sebeplerindendir.

Peki  abdest bu korumanın neresindedir? Bu tehlikeli gidişten uzaklaşmanın en pratik ve sağlam yolu, kan damarlarına genç yaşlardan başlayarak esneklik kazandırmaktır. Özellikle kalbe uzak olan bölgelerde
(el, ayak gibi) bu jimnastiğin yapılması daha önemlidir.

Ama damarlara nasıl esneklik kazandırabiliriz diye düşünmeyin! Her şeyin bir çaresi var: Tabii ki egzersiz salonlarında -Ab shaper- larla bu iş olmaz. Damarlara esneklik kazandırmak için basit bir fizik yasasından faydalanabiliriz:

Isı farkıyla hareket ;  Evet, damarlarımızı ısı  farkından istifade ederek açıp kapatacağız. Böylece esneklik ve esenlik bizim olacak. Özellikle ağız, burun ve boynun iki yanının su ile teması dolaşımı zenginleştirir. İşte on dört asır önce İslamiyet, suyun “altın” olduğu bir noktadan yeryüzüne yayılırken abdesti bu akıl almaz hikmeti içinde insanlığa sunmuştur.

Abdest ile, kalp ve dolaşım basıncı nefes alır. Beyin ve bütün sinir sistemi uyuşukluktan kurtulur. Zaten günümüzde psikolojik rahatsızlıkların tek doğal ilacı olarak gusül tarzı genel yıkanma tavsiye edilmektedir.
Hele (gusletmenin) tavsiye edilmesi çok hikmetlidir. Çünkü gusülde yapılması zorunlu olan ağız içinin, burnun ve bütün vücudun yıkanmasının faydaları yeni yeni gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.

Hipofiz bezinin (ki çok önemli hormonların salındığı bir organdır) burun boşluğu ile yakın ilişkisine dikkat edilmelidir. Burada burna alınan su ne kadar derine çekilebilirse o kadar faydalı olacaktır.

Hipofiz bezini dinlendirmenin en iyi yolu, damarlar vasıtasıyla beslenmesini artırmaktır. İşte su bu görevi yapar. Damarların ısı farkı nedeniyle hareketini artırarak hipofize, dolayısıyla vücudumuza çok önemli bir dinlenim sağlar.

Bağışıklık Sistemine katkıları:
Bağışıklık sistemimiz, dolaşım sistemimizden biraz farklı olarak dizayn  edilmiştir. Asıl adı “lenf sistemi” olan bu mükemmel şebekede daha ince bir damar ağı kullanılmıştır. Bu sistem aracılığıyla mikroplara ve kansere karşı korunuyoruz.

Bu kadar önemli olan lenf sistemini korumak da ayrıca önemlidir. Dolaşım sistemindeki damarlardan on defa daha ince olan lenf damar ağının büzüşmesi sonucu çok ağır hastalıklar (zatürre, anjin gibi) ortaya çıkar.
İşte abdest sanki bu sistem için düzenlenmiş gibidir. Lenf ağının kıldan ince damarlarını zinde tutar. Hele bu sistemin kontrol merkezleri olan burun arkası ve boğazın sık sık yıkanması korunma sistemimize “doping” katkı yapar.

Yine lenf sisteminin düzenli çalışması vücudun tepkileri açısından da çok önemlidir. Lenf sistemi iyi çalışan vücut, hastalık anında aptalca tepkiler göstermez. Daha makul, akıllıca tepki gösterir.

Vücudun Statik Elektriği giderici etkisi:

Bütün hücrelerin çevresinde belli bir statik elektriği vardır. Ancak vücudun tümü bu statik elektriğin olumlu dengesi içindedir.

Bunu hissetmeyiz bile! Ne var ki gerek havada artan iyonlar, gerekse -özellikle çağımızda bir mesele olan- plastik giysiler vücudun dış yüzünde elektron artmasına neden olur. Bu olay dıştan içe doğru bizi etkilemektedir. Özellikle sinir sistemi üzerinde ciddi rahatsızlıklar oluşturur.

Bir önemli etki de deri üzerinedir. Bu elektron artışı, deri altındaki mimik kaslarını yorar ve onların vaktinden önce esnekliklerinin kaybolmasına yol açar. Sonuç: yaşlılık belirtisi olan yüz kırışmaları!!!

Ayrıca,  İnsanın dış yüzeyinde bulunan bazı noktalar iç organ ve sistemleriyle irtibat halindedir. Bu noktaların çoğu, el ayak, yüz ve kulakta bulunmaktadır. Bu noktaları ovmak, iç organların hareketlerinde dengeyi sağlar ve sağlığını korur. Alternatif tıp olan Akupunktur, kupa çekme, hacamat (kan aldırma ) ve masaj ile tedavi bu esasa bağlı olarak ortaya çıkmıştır.

El ve ayakların ovularak yıkanması, vücutta “endorfin” denilen ve morfin maddesi olan salgının ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bunun neticesinde de insanın rahatlayıp, öfkesinin dindiği ve stresten kurtulduğu belirtiliyor.

Uluslar arası Kur’ an ve Hadiste İlmi mucizeler Komisyonu’nun raporuna göre de :
Ayakları topuklara kadar ovarak yıkamak,  bu bölgeden geçen enerji kanallarındaki akımı dengeleyerek karaciğer, böbrek, mesane, mide ve pankreas enerjisini arttırdığı, kulakları  tam olarak mesh etmenin vücuttaki bütün enerji sistemini aktif hale getirdiği ve parmak  aralarını ovarak yıkamanın ise, baş ağrısının birçok çeşidine iyi geldiği tespit edilmiştir.

ÖFKE ŞEYTANDANDIR, ÖFKELENEN ABDEST ALSIN. (hadis)

Gerek öfke, gerek gusül gerektiren hallerde, etrafımıza biriken ve bizi baştan aşağı sarıp kuşatan bu negatif enerjiyi atmanın en iyi yolu da gene sudur.

Bildiğimiz gibi suyun negatif enerjiyi polarize etme özelliği vardır.

Bu yüksek düzeydeki negatif enerjiden hem bedenimizi (biyolojik) hem de gönlümüzü (psikolojik) arındırmak amacıyla gusül abdesti ile,  suyun polarize etme özelliğinden faydalanarak negatif enerjiden arınırız.

Su bulunmadığı zaman bu işlem elektriği topraklama yöntemi olan teyemmüm abdestiyle (negatif enerjinin toprağa aktarılmasıyla) yapılır.

Abdestli ölen, ölüm acısı çekmez. Çünkü abdest imanlı olmanın alametidir. Namazın anahtarı, bedeni günahlardan temizleyicisidir“. (Hadis-i Şerif)

“Müslüman abdest alınca bütün günahları suyla birlikte dökülür.” (Hadis-i Şerif)

Abdest aldığında el ve ayak parmaklarını iyice oğuştur!” Tirmizi

Biriniz abdest aldığı zaman, burnunun iki deliğine dolu dolu su çeksin, sonra sümkürsün.”. Müslim

Yüzleriniz ve kollarınız, abdesti iyi almaktan ötürü, kıyamet gününde pırıl pırıl parlayacaktır. Gücü yeten, bu parıltıyı artırsın.” Müslim

Bir kimse abdeste başlarken ALLAHı anarsa, vücudunun tümü temizlenir. ALLAHın adını anmazsa, yalnız abdestte yıkanan yerler temizlenir.”Rezîn.

Abdeste devam et ve guzel abdest al ki, omrun uzasin .” Haraiti

Güzel abdest alip camiye giren ALLAH’in misafiri olur. ALLAHu teala da misafirine mutlaka ikram eder.” Beyheki

ALLAH Resûlü sallALLAHu aleyhi ve selleme geldim, abdestini alıyor ve şöyle diyordu:
ALLAHım, günahımı bağışla, evimi genişlet, rızkımı bereketlendirip artır.” Rezîn.

“Güzelce abdest aldiktan sonra “Eşhedu en la ilahe illALLAHu vahdehu la şerike leh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resûluhu” diyene Cennetin sekiz kapısı açılır.” [Nesai]

“Güzel alınan abdest, imanın yarısıdır.” [Ibni Hibban]

“ilk sorgu abdestten olacaktır. Abdesti güzel ise, sıra namaza gelir.” [Beyheki]

“Soğukta, sıcakta güzelce abdest almak, günahlara kefaret olur.” [Muslim]

3554 – Hz. Osman radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdest alır ve abdestini güzel yaparsa hataları vücudundan tırnak diplerine varıncaya kadar çıkar dökülür.”

3555 – Bir başka rivâyette şöyle gelmiştir: “Hz. Osman radıyallahu anh abdest aldı ve dedi ki:
Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şu benim abdestim gibi abdest aldığını, sonra da şöyle söylediğini gördüm: “Kim bu şekilde abdest alırsa geçmiş günahları affedilir, namazı ve mescide kadar yürümesi de nafile (ibadet) olur.

3559 – İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdestli olduğu halde abdest tazelerse, AIlah bu sebeple kendisine on (misli) sevab yazar.
Tirmizi, Taharet 44, (59).

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i: “Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim. [/i][/b] (Buhârî, Vudû’ 3; Müslim, Tahâret 35)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Ben dostum sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim: “Mü’minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.” [/i][/b] (Müslim, Tahâret 40. Ayrıca bk. Nesâî, Tahâret 109)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini söyledi: “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?” Sahâbîler: O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resûl-i Ekrem: “Beş vakit namaz işte bunun gibidir.

Derleyen : Tuğba Çaylı

Check Also

Zekâ, İnsan Beynindeki Temel Bir Algoritmadan Kaynaklanıyor

ÖZET Bir teori, düşüncelerimizin tamamının temel bir algoritma olan N = 2i-1’in bir fonksiyonu olduğunu ...