Petrol ve Kan

Mısır’daki tablo, gerçekten kelimelerle anlatılacak gibi değil. Başlarından vurulup öldürülen yüzlerce masum insan, camilerin içlerini doldurmuş durumda!
Silahsız sadece ve sadece gösteri hakkını kullanan insanlar, kendi POLİSİ tarafından katlediliyor!
DEMOKRASİYİ her yere götürmeyi amaç edinen MEDENİYET susuyor!
Sadece Türkiye konuşuyor!
Herkes başını kuma gömmüş durumda! Konuşacakları bir şey yok!
PETROLÜN yüzde 70’ini bulunduran coğrafya acı içinde! Ölenlerin kim olduğu, nasıl can verdiği, arkada ne bıraktığı BATILI ŞİRKETLERİN hiç ama hiç umurunda değil! Böyle olduğu için sahibi oldukları televizyon ve gazetelerde KATLİAM haberleri yok!
Bir BALİNA için dünyayı ayağa kaldıranlar, yüzlerce insanın ölümünü görmezden geliyor!
Bu ilk değil son da olmayacak!
Amerika, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi “devler”, tek satır kınama yayınlamadı! Hadi kameraların önüne geçecek yüzünüz yok! En azından göstermelik bir şeyler yapın!
Yok hayır!
Demek ki ENERJİYİ “yutan” bu güçler perdenin gerisinde!
Osmanlı’nın çıktığı günden beri huzur ve mutluluk görmeyen coğrafya şimdi yas tutuyor! Acısı büyük! Müslümanlar için sessiz kalmayı becerenler İSRAİL isteyince nasıl harekete geçiyor?
Motivasyonları ne? Devletleri ayağa kaldıran kimler? Gücün kaynağı nerede?
Sisi, İsrail askerleriyle kendi ülkesine operasyon yaparken, nasıl oluyor da 90 milyon MISIRLI rahat edebiliyor? Neden herkes Müslüman Kardeşler’e destek vermiyor? Körlük nasıl devam edip gidiyor?
Ne körlüğü mü?
Anlatayım… Hikaye Türkiye’dekine çok benziyor çünkü!
Mısır’ın, İsrail’le sayısız savaşından sonra barış CAMP DAVID’de geldi!
Amerika’nın isteğiyle…
Arada o vardı çünkü!
Daha sonra öldürülen Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ile İsrail Başbakanı Menahem Begin, 12 gün boyunca GİZLİ pazarlıklar sonucu 17 Eylül 1978’de ABD Başkanı CARTER‘ın gözetiminde anlaşmayı imzaladı. Savaşların nedeninde ve sonucunda PARA yatardı! Neden ve sonuç, kesinlikle EKONOMİKTİ!
Yani söylenildiği gibi demokrasi falan götürülmezdi! Camp David’de sınırlarla ilgili birçok maddenin altına imza atıldı!
Sina, diplomatik ilişkiler hepsi fasa fisoydu! Dünya, barışı söylenen ve altına imza atılan maddelerden ibaret sanıyordu! Tıpkı Mısırlılar gibi!
Oysa gerçek çok başkaydı!
Şimdilerde benzini karne ile satan Mısır, bu anlaşmayla İsrail ve Amerika’ya PETROLÜNÜ bedavaya yakın bir fiyata satmayı taahhüt ediyordu! Galip İsrail, enerjiyi bedavaya getiriyordu!
Başbakan Erdoğan, Davos’ta Peres’e ONE MINUTE çekerken yanında oturan Amr Musa, Tel Aviv korkusu yüzünden alkışla bile destek veremiyordu! Erdoğan’dan önceki dönemde nasıl Türkiye, İNGİLTERE tarafından kontrol ediliyorsa (Ki hala içerideler!) Mısır da aynı güçlerin emrindeydi! Biz önde sadece İsrail’i görüyorduk!
O Amr Musa, Peres’e ayıp olmasın diye sustuğu için Mübarek’ten sonra Mursi geliyordu!
Peki, Mısır’ı Türkiye’ye taşıyan Mursi ne yaptı? Neden kötü oldu?
İşte konu bu!
Türkiye ile benzeşen nokta tam da burada!
Mursi, işbaşı yaptıktan sonra içeride benzini olmayan ülkenin İsrail’e ve Amerika’ya bedavaya yakın bir fiyatla petrol vermesini durdurdu!
Üretimi günde 700 bin varile çıkarmasına rağmen “Bu fiyatla tek damla vermem!”dedi. Belli ki Enver Sedat ve Menahem Begin gibi NOBEL Barış Ödülü almak niyetinde değildi!
Nobel’i değil ama başına belayı almıştı!
Paniğe kapılan İsrail ve ağabeyleri Amerika’da toplandı! Mursi tarafından getirilmiş olan SİSİ, asıl bağlı olduğu yerden aldığı emirle DARBE yaptı!
Yüzlerce insanı katletti! Çünkü Camp David’i tanımayan Mursi, sevenleriyle birlikte tehlike ve hedefti!
Bu toprakların kaderiydi! Ülkeni düşündüğünde potansiyel tehlikeydin!
En iyi seçenek, DİKTATÖR olurdun!
Erdoğan gibi!
Çünkü millet kazandığında BARONLAR kaybederdi!
Ülkenin kazanmaması için Tahrir’de LİBERALLER, Gezi’de ise SOLCULAR ortalığı ateşe verdi!
Hiç muhakeme yapmadan, kime karşı olduklarını sorgulamadan!
Bu nedenle dünkü MİLLİ MEDYADA(!) Mısır kerhen görülmüş ve içerideki sayfalarda kaybedilmişti!
Bazıları ise hiç yer vermemişti!
Halimiz buydu!
Mutasyona uğrayan insanlarla yaşıyor, daha kötüsü bunların sesi oldukça gür çıkıyordu!
Ankara, Kürtlerle buluşup ENERJİYE ortak olmak istediği için, Mısır’a sessiz kalanların hedefindeydi!
İzin almadan Kürtler’in petrolünü sattığı için, YARAMAZ ÇOCUKTU!
Açılımın amacı silahı susturup, cari açığı kapatıp, refahı zıplatmaktı! “Gözdağı olsun” diye Mursi al aşağı edildi! Baronlar, “Bizim koyduğumuz kurallar ülkesini seven biri tarafından bozulamaz”dedi!
Ankara ise onların ilkelerini çok önce tutup çöpe attı!
Eğer “eski kurallar gelsin” diye saldıracaklarsa bir sürpriz onları bekliyor olacak!
Nasıl ANKARA’daki ŞATOLARINA girildiyse, İstanbul’dakine de girilecek!
Burada çok ama çok özel bilgilerin olduğu söyleniyor! Hatta bazıları için “ülkede kalamazlar” deniliyor!
Anlaşılan İstanbul, Kahire değil!
Bakalım…

Ergün Diler
http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2013/08/16/petrol-ve-kan

Check Also

fuar_16-1

Tüyap Kitap Fuarı 2016 – Enstantaneler

12 – 20 Kasım  3.HOL – 3512A İbrahim Kalın Mete Yarar Nedim Şener