Beyin ve Spiritualite

Dr. Brick Johnstone ile Beyin ve Spiritualite üzerine sohbet:

Bilim ve Sipiritualite’ye hoşgeldiniz, zeki izleyiciler…
İnsan beyni 50 ile 100 milyar sinir hücresine sahip geniş çapta karmaşık bir organdır. Şimdiye kadar pek çok yıldır bilimadamları “beynin haritasını çıkarmak” üzerine çalışmalar yapmaktalar.Bu çalışmalar; beynin hangi kısımlarının belirgin hangi fonksiyonla bağlantılı olduğu ve bize belirli becerileri veren beyin bölümlerini saptamaktır ve bunu takip eden doğal soru şudur: “Beynin sipiritualiteye ayrılmış bir bölümü var mı?”

Bugünkü konuğumuz Doktor Brick Johnstone. Kendisi nörofizyolog olup, sinir sisteminin fonksiyonları konusunda uzmandır. Profesör Johnstone, Amerika’da Missouri Üniversitesi’nin Columbia Sağlık Meslek Okulu’nda Sağlık Psikolojisi Bölüm Başkanıdır. Dr.Brick Johnstone’un saygın yayınevlerinden psikolojik değerlendirme, klinik nöropsikoloji belgeleri, gelişimsel nöropsikoloji ve nöro rehabilitasyon konularında 25’in üzerinde makalesi yayınlanmıştır.Kendisi “Nörofizyolojik Bozuklukların Rehabilitasyon–Rehabilitasyon Mesleğindekilere Pratik bir Rehber–” adlı kitabın da eş yazarıdır.

Meslektaşları ile birlikte Dr. Johnstone, “beyin hasarlarlarına sahip olanlarda oluşan sipiritualite duyusu” konusundaki yakın zamanda yaptıkları araştırmaları ve tespitleri Zygon adlı saygın bir derginin Aralık 2008 sayısında yayınlanmıştır. Buradaki makalede “dinin ve bilimin kesişmesi” incelenmiştir. Dr.Brick Johnstone, SUPREME TV’de yayınlanan bu röportajda çalışması ile ilgili daha çok açıklamada bulunmak için bugünkü programımıza katıldı.Kendisi ilk olarak sipirtualite ile ilgili beynin belirli kısmının tanımlanmasına dair kendi yaptığı araştırmalara denk bazı araştırmaları bizlere anlatacak.

Budist rahipleri ve fransiskan rahibelerinin üzerinde beyinlerinin hangi kısımlarda kan akışını olduğunu gösteren SPECT taramalarını yaptılar ve budist rahipler yüksek farkındalık durumundalarken, beyindeki kan akışının resmini çektiler. Aynı şeyi rahiblere de yaptılar. Neticede olan şey, frontal-ön lop kısımları , parietal-yan lop kısımları çok aktif hale gelmişti ve sağ parietal-yan kısım engellenmiş, kapanmıştı ve dolayısıyla solda kan akış vardı.

Dr. Johnstone ara ştırmasını “sipiritualite ile beyin bağlantısı” şeklinde başka bir yönden ele almaktadır. Yaptığımız şey şuydu: Beyin hasarı görmüş 26 kişiyi değerlendirdik. Onları genel bir sipiritüel deneyim ile ölçtük ve sağ parietal-yan lop, şuradaki yer, olan beynin belirgin bir bölgesi ile ilgili şunu bulduk: Beynin ne kadar çok kısmı zarar gördüyse, ne kadar çok işlevsizlik varsa, o kadar çok yüksek spiritüel skorlara sahip oluyorlar yani beynin o bölgesi(sağ parietal lop) ne kadar az çalışırsa, o kadar çok sipiritüeliteye sahip olduklarını tespit ettik.

Sağ parietal-yan lop, “bireysellik ve dünyanın kalanı ile ayrılmış olma algısı”ndan sorumludur.

Beyin hasarlar ı olan insanlarla çalışırken bulduğumuz şey, ki bunu burada Nöropsikloji Kliniği’nde de yapıyoruz: Bir kazada örneğin araba kazası ya da bir şekilde, sağ parietal-yan loplarını zedeleyen insanlarda kişiliği, kendini tanımlama ve algılama zorluğu oluşmakta ve size bedenlerinin sol kısmını yok sayan insanların çizdiği resimleri göstereyim.
Kendi güçlülükleri ve zayıflıklarını değerlendirmede zorlanıyorlar.Örneğin; ben size “lisanı kullanmada iyi misin?” dediğimde, siz “evet, bir çevirmen gibi çok iyiyim”diyebilirsiniz. Size,“müzikte de iyisindir?” diye sorsam,
siz, “evet çok iyiyim.Ben çok iyi bir piyanistim”diyebilirsiniz. Siz kendinizi değerlendirebilirsiniz.

Daha sonra Dr.Johnstone ’a “kişilik-ben’in bilimsel kavramının beyindeki yerini” sorduk.

Nöropsikolojik algıda, eğer sağ parietal-yan lobunuza zarar verdiyseniz, mekanda kendinizi tanımlamakta güçlük çekersiniz.. Örneğin;”Ben buradayım”, “Ben kitaplığımdan 1.8288 metre (6 feet) uzaklıktayım”, “Sandalyede oturuyorum” gibi şeyler benim fiziksel benliğimi tarif eder. Eğer beynimin o kısmını incitmişsem, o zaman bu
bedenimi mekanın bu kısmında algılamamda  problemim olabilir. Siz şunu diyebilirsiniz: “önündeki yemeğin hepsini ye. “Ya da sağ tarafındaki tüm yemeği ye ve sol tarafındakileri boşver.” Ama benim fiziksel algımla ilgili bir algım artık kalmamıştır! Buna “bedensel kişilik” denir ve bir de “zihni, ruhsal ben
vardır ki bu bir birey olarak kim olduğumdur.

Benlik hissi”nin ve sipiritualite ile ilgili bağlantıların beyin tarafından ayarlandığına dair Dr.Brick Johnstone ile yapmakta olduğumuz röportaj şu kısa mesajdan sonra devam edecek:

Bu bir SUPREME MASTER TV’de yayınlanan Bilim ve Sipiritualite programıdır.

Şimdi nörofizyolog, profesör ve Amerika’da Missouri Üniversitesi’nin Columbia Sağlık Meslek Okulunda Sağlık Psikolojisi Bölüm Başkanı olan Dr. Brick Johnstone ile yapmakta olduğumuz röportaja geri dönüyoruz. Kendisinin beyni hasar görenlerdeki sipiritualite algısı ile ilgili “dinin ve bilimin kesişmesi” konularını içeren araştırması, saygın bir dergi olan Zygon’un Aralık 2008 sayısında yayınlamıştır.

Dr.Johnstone ’a insanlar ve çeşitli dinler, kültürler arasındaki sipiritüel deneyimlerin doğasını ve araştırmasında farklılıklara dair herhangi bir kanıt olup olmadığını sorduk…

S öylediğimiz şey; tüm sipiritüel deneyimlerde beyin fonksiyonları “AYNI”.Ama bu deneyimi “yorumlayan” belki “kültürel farklılıklar” olabilir ve buna dair mükemmel bir benzetme şu olabilir: Beyin dili geliştirmek için nörolojik olarak bağlantılıdır. Yani doğduğunuzda, dil becerilerinizi geliştirmek istediğinizde , o dil içinde yaşadığınız kültüre göre gelişecektir.

Dolayısıyla, eğer Arjantin’de büyüyorsan, İspanyolca konuşabilirsin.Amerika’da büyüyorsan, muhtemelen İngilizce konuşacaksın. Beyin, sipiritüel deneyimler için  muhtemelen nörolojik olarak donanımlıdır.Eğer müslüman, budist ya da hindu bir ülkede yetişiyorsan, o ülke senin o sipiritüel deneyimleri nasıl yorumladığını muhtemelen etkileyecektir. Gösterdiği yakın ilgi ile Missouri, Columbia’dan Sipiritualite ve Sağlık Proje müdürü Dr.Brick Johnstone,bu programda hastaların ruhsal-spiritüel zihinselliği ya da Tanrıya inancı ve onların temel sağlık sonuçlarını inceliyor.Genelde,daha dindar olan insanlar ın daha sağlıklı olduğu gözükmektedir ve bunun neden böyle olabileceğine dair  pek çok farklı teoriler var.

Ger çekten de bayağı iyi çalışmalar var ve yapmak istediğimiz; ayrıntıları-incelikleri bulmaktı. Dolayısıyla, eğer siz gelip de dindar ve sipiritüel olduğunuzu söylediğinizde, sizi daha sağlıklı yapan nedir? ve dolayısıyla,daha sağlıklı olmanın özellikle neye bağlı olduğunu anlamak için, beyin hasarlı, felçli, omurilikleri zedelenmiş ve kanserli ve çeşitli kalp sorunları olan insanları inceledik. Çünkü, sözün özü; ne kadar çok dindarsan, o kadar iyi sağlık alışkanlıklarına genelde sahipsindir: Sigara içmezsin, uyuşturucu kullanmazsın. İyi bir sosyal desteğe sahipsindir.

Dolayısıyla,insanların muhtemelen daha sağlıklı olmalarının sebebi bu. Dine 3 farklı yolla bakman gerektiğini söyleyen bir çalışma yaptık. Birinci olarak, evrenle bağlantıda olmanın duygusal deneyimi olan “spiritüel deneyim” var. İkinci olarak, ne sıklıkla dua edersin, ne sıklıkla meditasyon yaparsın, ne sıklıkla kiliseye gidersin gibi “dinsel çalışmalar, ibadetler” var. Çok önemli olan üçüncü nokta da, “cemaat desteği”. Genellikle, ne kadar çok dindarsan, kendi cemaatindeki insanlardan o kadar çok destek görürsün… Dolayısıyla, şimdi Rusk Rehabilitasyon Merkezine gitsek, oradaki her odaya girsem, ve onlara destek versem, onları ziyaret eden insanlardan dolayı , o insalardan çok daha iyi sonuçlar elde edeceğimizi tahmin ediyorum ve hastanedeki insanları,inancın ne olursa olsun, ziyaret eden pek çok insan, kilise ya da sinagog ya da tapınak üyeleridir.

Dolayısıyla, yaptığımız şey şuydu: Araştırmamızda, bu bireylerin zihinsel ve fiziksel sağlığını anlamak için  “sipiritüel değişkenleri”, “dinsel çalışma-ibadet değişkenleri” ve “cemaat destek değişkenleri”ni kullandık.Genelde bulduğumuz şey; Sipiritüel deneyim ve cemaat desteği olumlu fiziksel ve olumlu zihinsel sağlık için çok önemli olduğu idi.Ancak, olumlu bir sipirtüel inanca sahip değilseniz ama yine de bağlı olduğunuz cemaat size yardım ederse, sizin sağlığınız düzeliyor, iyi oluyorsunuz.

Dr.Johnstone, bir hastan ın iyileşmesine hizmet ederek,tanrıya inanmak ve sipiritualite konusunu özenle incelemekte…
Çoğu sağlık uzmanlığı konusunda olmak üzere tüm yıllar boyunca klinik tedavi uzmanı olarak yaptığım çalışmalardan, söyleyebilirim ki;net olan şey, din ve sipiritüel deneyimlerin insanların iyileşmesine yardım etmeleri ve temel olarak da, hastalıkları ile daha kolay başa çıkabilmeleri ve olabildikleri kadar daha iyi olabilmeleri. Örneğin, beyin hasarlı insanları ele alalım.. Bir gün iyiyken ve çok parlak bir inşaat mühendisi ve eğitimli biri olarak kendinizi tarif ederken, birden beyniniz zarar gördüğünde, tamamen farklı bir insan olursunuz. Net düşünemeyebilir, farklı davranışlara sahip olabilir, duygularınızı kontrol etmede güçlük çekebilirsiniz…

Ve din, sipirit üel deneyimler insanlrın bu gibi güçlüklerle başa çıkmasına yardımcı olmaktadır.

Dr.Brick Johnstone ’a bize ayırdığı zaman ve beyin, sipiritüel deneyimlerle ilişkisi hakkında paylaştığı bilgi için içten takdirdir ve teşekkürlerimizle. Dr.Johnstone, halka ışık tuttuğunuz bu konudaki etkileyici çalışmalarınızda büyük başarılar dileriz.

Size ve tüm sevdiklerinize sağlık ve huzur dileriz.

Çeviri : AylinER
Altyazı: Erkan Ağır

İlgili;

Din ayrı, Bilim ayrı mı?

www.ahmedhulusi.org/yazi/beynindekihologramdunyan.htm

Check Also

Kara Delikler Evreni Neden Silebilirler?