Aylık Arşiv: Kasım 2010

Gülşen-i Raz -16-

Nebîlik, Ademle birlikte zuhûr etmiştir, Ama, son Nebînin varlığında kemâle ermiştir./li> Artık, Velâyet olarak kalıcılığa kavuştu, bir daha yolculuk yapınca, Nokta gibi, Evrende diğer bir tur daha atınca, Onun eksiksiz zuhûru, son Veliyle gerçekleşir. Âlemin dönüşü, O’nunla tamamlanır. Velilerin varlığı, O’nun organları gibidir; O bütün, onlar parça gibidir!. O elçiyle tam bir münâsebet hâlindedir, Ondan alır genel Rahmeti, izhâr eder… ...

Devamını Oku »

Gülşen-i Raz -15-

Bademin çekirdeği bütünüyle bozulur, Eğer hamken kabuğunu kıracak olursan!.. Fakat, bir kere olgunlaştı mı, kabuksuz güzeldir!.. Kabuğundan sıyırıp çıkarırsan, daha iyidir. Şeriat kabuktur, hakikât ise öz’dür!.. Tarikat da bu ikisinin arasındadır. Yolcunun yolda bozulması anlamına gelir öz de kusur etmesi; Fakat, öz olgunlaşınca kabuksuz daha iyidir… Arif kişi, kendi gerçekliğine erişince, Öz’e yetişmiş demektir, kabuğu kırması gerekir!.. Varlığı bu âlemde ...

Devamını Oku »

Gülşen-i Raz -14-

Kâmil insan odur ki, Kusursuz olduğundan üstadlık mertebesinde kulluk eder. Mesâfeleri katetikten sonradır ki; HAK, onun başına Halifelik tacını koyar. Bir kalıcılık bulur, Yok oluştan sonra… Tekrar yolun sonuna varıp, başa döner. Şeriatı şiar edinir.. Tarikatı da hırka gibi üstüne giyer. Hakikât onun, Zâtının makâmıdır, bil!.. Orada küfürle imân bir aradadır!.. Övgüye değer huylarla nitelenmiştir; Bilgi, Zühd ve Takvayla bilinmiştir. ...

Devamını Oku »

Gülşen-i Raz -13-

Rasûl güneş gibidir, Velî ay gibi… “Benim… ALLAH ile berâber…” makâmında karşı karşıya gelirler.. Rasûllük, kendi kemâli açısından arıdır, Velâyet onda açıktır, gizli değil!.. Velilik, Veli’de örtülü kalır; Fakat, Rasûl’de açık ve belirgindir. Veli, ardında gitmekle, âdetâ yoldaşı olur; Râsul için, velayette mahrem olur. “Eğer seviyorsanız”dan, “ALLAH” da sizi sevsin..” halvetgâhına doğru yol alır… O halvetgâhta sevgilisi olur Hak’kın… Ve ...

Devamını Oku »

Gülşen-i Raz -12-

– Yolcu nasıldır?, Ve nereyedir yolculuk?.. “Kâmil kişidir..” diye kime diyelim?.. Bir de, “Yolcu kimdir?..” “Yolda giden?..” diyorsun… Yolcu, o kimsedir ki, kendi aslından haberdârdır… Yolu çabucak aşandır, Kendini ateşin dumandan arınması gibi berraklaştırandır. Onun yolculuğunu bir keşif seyri bil, imkândan, Vâcib tarafına.. –Noksanlık “nun”unu terk ederek… Menzillerde tersine bir yolculuk yapar; Tâ ki, kâmil insan oluncaya kadar … Önce ...

Devamını Oku »

Gülşen-i Raz -11-

“Ben kimim?.” “Bana benden haber ver..” ve “Kendinde yolculuk yap!.” Ne demektir?.. Bana sordun “Ben nedir?” diye “Ben”den haber ver ki, “Ben” kimdir? Mutlak varlık işâretlerle kendini gösterdiğinden, “Ben” lâfzıyla, “O”nu ifâde ederler. Hakikât, somutlaşmayla muayyen oldu.. Sen “O”nu ifâde ederken “Ben” dersin… “Ben” ve “Sen” varlığın Zât’ının arazlarıyız, Şühud (gözlem) kandilinin fânuslarıyız.. Hayâller ve rûhları hep bir Nûr bil!.. ...

Devamını Oku »
snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake snowflake