Manyetik Beyin Stimulasyonu Bağırsak Bakterilerini Daha Sağlıklı Yaparak Kilo Verilmesini Sağlamakta

ÖZET : Yeni bir çalışmada, noninvaziv  elektromanyetik beyin stimülasyon tekniğinin, bağırsak bakterilerinin (bağırsak mikrobiyotası) kompozisyonunu kısmen değiştirerek, obez insanların kilo vermesine yardımcı olduğu keşfedilir.

derin Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (dTMS)” olarak  tanımlaman bu tekniğin sonuçları, Orlanda Florida’da Pazar günü gerçekleşecek Endokrin Derneği’nin 99. yıllık toplantısı- ENDO 2017’de sunulacaktır.

Bu çalışma, dTMS’nin yeme istekliliğini azalttığı ve obez bireylerde kilo kaybına yol açtığına dair önceki bulgular üzerinden yapılan daha genişletilmiş bir araştırmadır. Derin beyin stimülasyonunun aksine, dTMS’de, bir ameliyata veya elektrotların implantasyona ihtiyaç duymaz. Bunun yerine, kafa derisine bir elektromanyetik bobin yerleştirilerek, beynin belirli derin bölgelerini uyarmada manyetik  darbe-titreşimler gönderilir.

Şu sıralarda ABD’de majör depresyon tedavisi için onaylanan dTMS, bazı ülkelerde diğer nöropsikiyatrik rahatsızlıkların, özellikle de bağımlılık tedavisi için de kullanılmaktadır.

IRCCS Policlinico San Donato ve Milano’daki Milano Üniversitesi’nde profesör ve baş araştırmacı ve Endokrinoloji Bölümünün başı Livio Luzi: “Obeziteyi tedavi etmek için güvenli ve etkin terapilere ihtiyacımız vardı. Çok sayıda önleyici ve terapötik müdahalelere sahip olmamıza rağmen, hiçbiri şu ana kadar obezitenin epidemik oranlara ulaşmasını engelleyememişti. ”

Obezitenin altında yatan nedenin; bozulan bağırsak mikrobiyota kompozisyonu, yani sindirim yolunda yerleşik olan karmaşık yararlı ve zararlı mikroorganizma karışımındaki dengesizlik olduğu düşünülmektedir.

Luzi: “Bilim insanları artık bozuk bir bağırsak mikrobiyotunun beynin iştah ve doymuşluk veya doygunluk sinyallerini değiştirebileceğini biliyorlar.”

Luzi ve arkadaşları, dTMS’nin obez kişilerde bağırsak mikrobiyotik kompozisyonunu iyileştirip iyileştiremeyeceğini ve iyileştiriyorsa da bunun hangi temel mekanizmalarla destekleyebileceğini araştırırlar.

İtalyan Sağlık Bakanlığı tarafından finanse edilen bu çalışmada, araştımacılar, obezite ile vücut kütle indeksi (VKİ) 30 ila 45 kg/m2 olarak gösterilen, 22 ila 65 yaşları arasında üç erkek ve 11 kadınla çalışmayı gerçekleştirirler. Araştırmacılar, çalışmaya katılanları rastgele seçip, ya dTMS’ye (beynin derinindeki insula ve prefrontal korteksten) tabî tutarlar ya da kontrol gruba sahte bir uyarı maddesi vererek onları takip ederler. 2 gruba ayırdıkları katılımcılarla yaptıkları bu çalışma, beş hafta boyunca 15 seans (haftada üç kez) sürer. Tedavi öncesi ve bitiminde, denekler mikrobiyota analiz için dışkı örnekleri verirler.

Araştırma ekibi aynı zamanda glikoz (şeker), insülin, hipofiz bezi hormonları ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin kan düzeylerini de ölçerler. Luzi: “Alt solunum yolları hormonları iştahı düzenlemede kilit rol oymakta ve bu son yaptığımız araştırma norepinefrin ve diğer nörotransmitterlerin mikrobiyotik kompozisyonu etkilediğini göstermekte.”

Luzi, beş haftalık tedaviden sonra dTMS alan deneklerin, vücut ağırlığının yüzde 3’ünden fazlasını ve yağlarının yüzde 4’ünden fazlasını kaybettiğini (kontrol grubundakilerden önemli ölçüde daha fazla olduğunu) söyler.

Dışkı analizinin sonuçları, dTMS ile tedavi edilen kişilerde, beş haftanın sonunda sağlıklı insanlarda olduğu gibi, anti-inflamatuar özelliklere sahip birkaç yararlı bakteri türünün büyük miktarlarda arttığını göstermiştir. Luzi, bununla birlikte, kontrol grubunun mikrobiyotik bileşiminde klinik açıdan alakalı herhangi bir değişiklik olmadığını da dile getirir. Ayrıca, diğer bakteri türlerinin miktarındaki değişikliklerin, glukoz, insülin, birkaç hipofiz hormonu ve norepinefrin gibi metabolik ve hormonal parametrelerin iyileşmesiyle korele olduğunu da söyler.

Luzi: “Bu değişiklikler, dTMS’nin hem kilo kaybı hem de mikrobiyotik bileşimdeki değişime olumlu etkileri olduğunu göstermekte. Araştırmamız, dTMS’nin bağırsak-beyin ekseninde değişiklik yaparak, anti-obezite etkileri yaratmada yenilikçi bir yetiye sahip olduğunu göstermekte. ”

Çeviren:AylinEr
https://www.sciencedaily.com/releases/2017/04/170403123508.htm

Check Also

Kıkırdak Benzeri Hidrojel, Diz Tedavilerini Kolaylaştırabilir

Bilim insanları, 3D basılabildiği ve herkesin dizine özel üretilebildiği için, kıkırdak benzeri hidrojel maddenin, diz ...