Beynin 4 Günlük Görme Algısı Olmadan Yaşattıkları

 görme

Beynimiz bazen komik şeyler yapar.Örneğin, şu çalışmayı ele alın: Bilim insanları 13 kişinin gözlerini 96 saatliğine (4 gün) bağlıyorlar ve bu süreç içinde gördükleri herşeyi anlatmalarını istiyorlar. 10 katılımcı, gözlerinin bağlandığı ilk günden itibaren görsel halüsinasyonlar gördüklerini ve bazılarının da inanılmaz derecede canlı ve yoğun olduğunu dile getiriyorlar.  Halüsinasyonlrın pek çoğunun ışık ve şekiller olduğunu, ancak bazılarının daha karmaşık olduğunu dile getiriyorlar. (Aşağıda pek çok görsel seyrin daha detaylı anlatımını okuyabilirsiniz.) Ancak her bir durumda, katılımcılar bunların beyinlerinin bir hayâli olduğunu biliyorlar. İşte favorilerimizden bir tanesi: “halisünasyonlar gözüm bağlandıktan 12 saat sonra başladı ve tıpkı rüyâdaki gibi farklı bir dizi imajlar şeklinde gelişti. Katılımcı bayan bir kelebeğin günbatımına,susamuruna ve en sonunda da bir çiçeğe dönüştüğünü söylüyor. Kendisi ayrıca, şehirleri, gökyüzünü, kaleideskopları, aslanları ve gün batımlarını da gördüğünü sözlerine ekliyor: “Günbatımı  ya da gündoğumu da olsa, çok parlak olduğundan dolayı ona bakamadım, tüm bu ışığın, güneşin olduğu yerde toplanıyor gözükmesinden dolayı o tarafa bakamıyordum. ”Kendisi halüsinasyonlarının yoğunluğu üzerinde durarak şunları söylüyor: “Bazen şimdiye kadar gördüğüm herşeyden çok daha güzellerdi.Onları çizip, gösterebilmeye çok isterdim.”

 Bu çalışmayı kaleme alan yazarlar, gözleri bağlanan ve aniden, tamamen ve uzun süre görme algısından yoksun kalan 13 sağlıklı deneğin (katılımcının) görsel halüsinasyonlarının farklı karmaşıklıkta olduklarını bildirmekte. Bu deneklerin hepsi de geçmişte herhangi bir bilişsel bozukluğa, psikoz ya da görsel bir patalojiye sahip olmayan, sağlıklı bireyler. Onların gözleri 96 saatliğine (4 gün) bağlanıyor ve bu süreçte ellerine verilen ses kayıt cihazına günlük deneyimlediklerini kaydetmeleri isteniyor. Deneklerin 10’u (%77’si) hem basit (parlak ışık spotları) hem de karmaşık (yüzler, manzaralar, süslü, şatafatlı nesneler) görsel halüsinasyonlar gördüklerini rapor ediyorlar. Halüsinasyonların başlangıcı genellikle gözleri bağlandıkları ilk günden sonra gerçekleşiyor. Denekler gerçekdışı-hayâli doğalarına yönelik bir içgörüye sahip oluyorlar. Bu sonuçlar, ani ve bütünüyle görme algısından yoksun kalmanın, normal deneklerde görsel halüsinasyona neden olması için yeterli olduğunu göstermekte.

DENEK 1: 29 yaşında bir bayan. Gözleri bağlandıktan 12 saat sonra bir halüsinasyon deneyimliyor: Kendisi ayna olduğunu düşündüğü bir şeyin önünde dururken, büyük gözlü yeşil bir şey ortaya çıkıyor. Denek bu deneyimden dolayı çok korkuyor.

DENEK 2: 24 yaşında bir erkek. Gözleri bağlandıktan bir kaç saat sonra çok geniş bir yelpazede imajlar gördüğünü söylüyor ve gözündeki bağ çözüldükten saatler sonra da bu görüntüleri görmeye devam ettiğini belirtiyor. Halüsinasyonlar ilk önceleri parlayan ışıklar, aynalar, lambalar, ağaçlar ve tam,bütün bir manzar şeklinde açığa çıkıyor. İkinci günün sonunda ise, görüntüler daha karmaşık hale geliyor ve gördüğü “engeller”den dolayı yürümede zorluk çektiğini rapor ediyor. Örneğin; dışarda yürüyüş yaptığı esnada, yukarı sol kısmından aşağı sağ tarafa doğru yerin toprak, çakıltaşlarından ya da taşlardan oluşan tepeciklerden oluştuğunu ve arasından da küçük bir akarsu aktığını dile getiriyor. Zamanla da bu görüntülerin daha kalıcı hale geldiğini ve çalışmanın sonunda kendisi, beyaz-yeşil mermerden çok süslü binalar ve çizgi filmdekilere benzer figürler gördüğünü bildiriyor.

DENEK 3: 24 yaşında bir bayan. Halüsinasyonun şöyle anlatıyor: Kendisini ziyarete gelecek kızkardeşini beklerken uyukluyormuş. Kardeşi odaya girdiğinde gözlerini açmış ve gözlerinin önünde bulanık bir ışık varmış. Bu ışık tam olarak Elvis Presley şeklini almış; ışığın merkezinde Elvis’i görmüş.

DENEK 4: 23 yaşında bir erkek. Bu denek de gözü bağlandıktan sonraki bir kaç saat içinde ışık parlamaları  görmüş. Hareket ederken, diğer biçimsiz şekillere karışıp, dolanmış, beyazdan turuncu ve kırmızıya dönüşen bulmaca parçaları görmüş. Kendisi tüm bunları “görme algısı”nı düşündüğü bir anda yaşadığını dile getiriyor. 4. günde, her köşesinde koyu noktalar olan bir üçgen ve altında parlayan ışıklı “büyük bir X” gördüğünü rapor ediyor. Bunu rapor etmeden hemen önce denekten  domino parçasında olan “X” şeklinde 5 kabarık noktayı ayrıştırması isteniyor.

DENEK 5: 29 yaşında bir bayan. Kendisi gözleri bağlandıktan 24 saat içinde ve devam eden süreçte de ışık dairleri gördüğünü rapor ediyor. İkinci gününde, ellerini ve kollarını görebildiğine dair bir hisse kapıldığını ve onları hareket ettirdiğinde ışıklı-ışıltılı bir iz bıraktığını dile getiriyor. Bu hisse, bir nesneyi tutmak için uzandığında kapıldığını söylüyor. Kendisi ellerini “görebildiğini” fark ettiğinde, onların hareketlerini gözünün önüne getirip izlemiş. Ayrıca mekanda parlak yarım ay görüntülerini gördüğünü de rapor ediyor.

DENEK 6: 34 yaşında bir erkek. Mozart’ın Requiem’ini dinlerken pak çok halüsinasyon gördüğünü rapor ediyor. İlk raporunda, dönen, aşağı yukarı hareket eden ve kendisine bakan bir kafatası gördüğünü ve bunun sanki gözlerinin tam önünde ortaya çıktığını dile getiriyor. İkinci bir durumda da, yine Requiem’i dinlerken, bir başka halüsinasyonu rapor ediyor: “Biraz korkutucuydu. Ayinlerde-törenlerde giyilen maskelerden bir tanesini giymiş bir kişi gördüm. Bu sanki bir başlık, baş süsü gibi birşeydi ve oldukça detayları vardı. Kafası ters dönmüş ve ağzı açıktı!” Üçüncüsünde ise, yine Requiem’i dinlediğini ve o esnada yüzü çok fazla kırışıklarla dolu olan bir kadın görüntüsü gördüğünü söylüyor. Bakışları bir şekilde sanki tehditkardı ve ilginç olanı (beyaz saçları vardı) onun bana yönelip, bakmasıydı. Sanki uçak koltuğunda oturuyordu. Gözlerinin etrafında radyasyondan korunmak için yapılan o kırmızı göz korumasına benzer bir koruma vardı. Kadının yüzü fare yüzüne dönüştü, kafası o kadar küçülmemişti ama yüzü; gözleri, burnu, ağızı tıpkı fare gibi olmuştu. Bu halüsinasyonlara ek olarak, yine Requiem’i dinlerken 4. günde pek çok flaşa benzer görüntüler görüyor ve bunlar 5. Günde de pek çok kez devam ediyor. Bir raporunda da şunları söylüyor: “Bu ışık parıltısı yığınları burun kemiğimin üzerine gelip sonra yok olup tekrar ortaya çıkıyorlardı. 10-15 saniye kadar sürüyordu. Öğleden sonranın erken saatlerinde, ana hatlarıyla gözlerimi gördüm. Oldukça net, berrak ve ovaldi.”

DENEK 7: 20 yaşında bir bayan.Gözlerinin bağlanmasının 4. gününde basit halüsinasyonlar rapor ediyor. Televizyonu dinlerken, ışık parlamaları gördüğünü söylüyor ve bunların sanki iki parçadan meydan geldiğini ve gözlerinin kenarında oluşan görüntüler olduğunu, dolayısıyla gözlerinin kenarındaki bu parıltıyı görebildiğini ve bunun da oldukça rahatsız edici olduğunu dile getiriyor. Gözleri bağlıyken düzgün şekilli görsel halüsinasyonlar görmediğini rapor ediyor. Ancak, ikinci gün, hayâl-imgeleme becerilerinin geniş çapta geliştiğini ve eşyaların ve diğer şeylerin nerede olduğunu hissedebildiğini de sözlerine ekliyor.

DENEK 8: 20 yaşında bir bayan. İkinci deneğe benzer halüsinasyonlar gördüğünü rapor ediyor. Halüsinasyonlar gözleri bağlandıktan 12 saat sonra aniden meydana gelmeye başlıyor. Daha çok rüyâda olduğu gibi bir seri farklı görüntüler görüyor. İkinci deneğin tanımladığı şeylerin aynısını (bknz. Denek 2 ve yazının başında favorimiz diye paylaştığımız halüsinasyon) tanımlıyor. Ayrıca, halüsinasyon halindeyken gördüğü  nesnelerin hareket halinde olduğunu bazen yavaşlayıp, bazen hızlandıklarını rapor eder.

DENEK 9: 27 yaşında bir erkek. Gözleri bağlandıktan 24 saat içinde ışık parıltıları gördüğünü rapor ediyor. Daha sonraki süreçte ışıl ışıl, gözalıcı tavuskuşu tüyleri ve binalar gördüğünü söylüyor.

DENEK 10: 21 yaşında bir bayan. Gözleri bağlandıktan bir kaç saat sonra bir halüsinasyon görüyor. İlk yemeğini yerken bu görüntüyü gördüğünü söylüyor. Oturmuş yemek tepsisi önünde duruyor, başka bir masaya uzanıyor ve su içmek için oradan sürahiyi alıyor. “Suyu doldururken sanki gerçekten sürahiyi görüyordum.” diyor.

Çeviren: AylinER
http://blogs.discovermagazine.com/seriouslyscience/2014/09/24/want-free-trip-wearing-blindfold-24-hours-can-give-incredible-hallucinations/#.V3T5BIsxHEZ

Check Also

Dışadönük ve İçedönük Olmak Beyinde Başlar

Keyifli bir Cumartesi gününün, “dışarda arkadaşlarla eğlenerek geçirmek” veya “evde kanepede kitap okuyarak geçirmek” olarak ...