Kıssa

Su Kuşu

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır. Ve ona sorar; “Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?” Derviş kendini savunur; “Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada ...

Devamını Oku »

Yolunu Aydınlatan Şeytan

Adamın biri kalkmış camiye gitmek üzere temizce giyinmiş yola çıkmış. Giderken yolda düşmüş, kalkıp üstünü silkeleyip evine dönmüş. Elbisesini değiştirip temiz kıyafetlerle tekrar yola çıkmış. Yeniden düşmüş, yeniden eve gidip üstünü değişip yola çıkmış. Yolda giderken elinde lamba ile onun yolunu aydınlatan bir adam görmüş. Beraber mescide doğru ilerlemişler. Düşen adam lambayı tutana namazı kendisinin kıldırmasını söylemiş kabul etmemiş lambayı tutan ...

Devamını Oku »

Kırılan Kanat

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz.Süleyman dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar; “Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?” Derviş kendini şöyle savunur: “Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı” Bunun ...

Devamını Oku »

SER HOŞ

Kuş sütünün de bulunduğu sofrada yediler, içtiler. Padişah da dahil olmak üzere sarhoş oldular. Pencereden dışarı bakan padişah; yoldan geçmekte olan  Fakihi gördü, adamlarına : – Çabuk tutun şu hocayı, meclisimize getirin, lâal renkli şarabımızdan sunun kendisine!.. Diye emretti. Ayak diremesine aldırış eden kim?.. Tuttukları gibi meclise, padişahın huzuruna çıkardılar. İşret meclisini görünce hoca, somurttu, ekşi bir suratla oturdu sofraya. Padişah ...

Devamını Oku »

Körler Köyü

Dere tepe, dağ taş dolaşmayı çok seven tek gözlü bi adam varmış. Yürür yürür gider, gider gider yürürmüş. Birgün uzaklarda renkleri karmakarışık bi köy görmüş; alacalı bulacalı garip bi köy. Yaklaşmış köye doğru. Yolları bir tuhaf, evleri bir tuhaf, insanları bir tuhafmış köyün. Köyün içine girince anlamış meseleyi. Körler köyüymüş burası. kadınların, erkeklerin, çocukların velhasıl herkesin sımsıkı kapalıymış gözleri. Gezgin ...

Devamını Oku »

En iyi Buğday

Her yıl yapılan ‘en iyi buğday’ yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi: -Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi. -Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda, -Neden olmasın, dedi çiftçi. -Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. ...

Devamını Oku »

Aslan Döğmesi

Adamın biri görmüş sırtına dövme yaptırmışları heveslenmiş, aslan dövmesi yaptırmağa gitmiş…  – Bana da, demiş, aslan dövmesi yap!.. – Peki, demiş dövmeci; benim mesleğim dövme yapmaktır.. Gel, otur dövmeyi yapayım.. Dövmeci başlamış iğneyi batırmağa.. – Ayy! Ayy! diye başlamış bağırmağa adam… – Ne yapıyorsun arkadaş; canım çok yanıyor!.. – Aslanın yelesini yapıyorum” demiş. – Aman, demiş, yelesini yapma, başka yerini yap!.. Dövmeci başlamış bu sefer sırtının başka ...

Devamını Oku »

Sırtlardaki Odunlar

Meczubun biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır.. Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider.. Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar.. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. ...

Devamını Oku »

Dudu kuşu

Adam tüccarmış. Hind’e, Sind’e gider ve oradan getirdiği ipekleri Anadolu’da satarmış. Bir gün yine Hind’e gidecek olmuş. Yol hazırlığını yapmış ve ev halkıyla helalleşmeye başlamış, yola çıkacak. Hane halkının tamamıyla helalleşmiş. Hikaye bu ya, adamın bir de dudu kuşu varmış kafeste. Konuşurmuş dudu kuşu. Adam, ailesiyle helalleşip de yola çıkmak üzereyken, duvarda asılı kafesin içindekini dudu kuşunu fark etmiş. Hemen ...

Devamını Oku »

Dua

Bir yolcu gemisi yolculuk esnasında kopan bir fırtınada batar ve içindekilerden sadece iki adam küçük ve ıssız bir adaya yüzmeyi başarırlar. Ne yapacaklarını bilemeyen bu iki kazazede Tanrı’ya yalvarmaktan başka çarelerinin olmadığına karar verirler. Fakat kimin duasının daha güçlü olduğunu anlamak için adayı ikiye bölmeye karar verirler ve adada karşılıklı olarak yaşamaya başlarlar. İlk diledikleri şey yiyecektir. Ertesi sabah, birinci ...

Devamını Oku »

Hediye !

Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli ‘ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine ...

Devamını Oku »

Uyuma !

Cuma günü.. Cuma vakti.. Cemaat tek tük camiye gitmekte.. İmam kürsüde.. Girenlerin arasında. O… Hızır.. Hızır (a.s.) da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor. Hızır’ın (a.s.) yanına kırklı yaşlarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta… Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak.Hızır (a.s.) adamı dürtükleyerek ...

Devamını Oku »

Hızır !

Cuma günü.. Cuma vakti.. Cemaat tek tük camiye gitmekte.. İmam kürsüde.. Girenlerin arasında. O… Hızır.. Hızır (a.s.) da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor. Hızır’ın (a.s.) yanına kırklı yaşlarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta… Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak.Hızır (a.s.) adamı dürtükleyerek ...

Devamını Oku »

Farkın Farkında mısın ?

Genç bir adam, imamı azamlardan birini ziyaret ederek, İslam’ın tüm inceliklerini öğrenme isteğini dile getirir… İmam sorar: “Arapça biliyor musunuz?” “Evet,” der istekli öğrenci… Peki “İngilizce, Fransızca?” “Evet.” “Peki İslam felsefesini biliyor musunuz?” “Hayır, ama endişelenmeyin… Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe okudum. Harvard üniversitesinde Aristo ve Sokrates mantığı üzerine doktora yaptım. Şimdi de İslam felsefesi üzerine çalışarak eğitimimi tamamlamak istiyorum.” İmam, delikanlının ...

Devamını Oku »

Lokman Hekim’in Oğluna Öğütleri

– Ulemanın yanında dilini koru ! – Eyliyanın yanında gönlünü koru ! – Namazdayken kalbini koru !  – Yemekteyken mideni koru !  – Başkasının evinde gözünü koru !  – Halkın arasında dilini koru !  – İki şeyi unutma : – ALLAH’ı ve Ölümü  – İki şeyi unut : – Başkasına yaptığın iyiliği, başkasının sana yaptığı kötülüğü !   Hazret-i Lokman ...

Devamını Oku »