Düşünceleriniz Gerçekliğiniz Haline Nasıl Geliyor?

Günün her anı kalbiniz beyninizle sohbet ediyor.

Bunu kesinlikle bilmiyordunuz.

Her insanın kalbinin etrafında, 5 ila 8 ft (2 ila 3 mt ) çapında bir enerji alanı bulunur ve bu enerji alanı şimdi bizim için çok faydalı olabilecek şekillerde ölçülebilir.

Kalp matematiği enstitüsü, günün her anı bu enerji alanını ölçmemize yardımcı olacak donanımlar tasarladı.

Kalbiniz her an beyninize vücudunuza ne tür bir enerji göndermesi gerektiğini söyleyen sinyaller gönderiyor.

Şu an bildiğimiz şey, biz okuldayken ve dinleyicilerimizin çoğunun da okulda olduğu zamanlarda bize fiziksel gerçekliğin atomlardan oluştuğu ve atomlarımızın da küçük güneş sistemleri gibi modellendiği ve görüldüğü öğretildi.

Aynı küçük güneş sistemleri gibi ortada çekirdek ve onun yörüngesinde dönen elektronlar olarak modellenmişti, o günler çoktan geçti.

Şimdi atomlara baktığımızda bir şeylerin yörüngesinde dönen bir şeyler olarak bakmıyoruz, atomlara uzay ve zamandaki enerji konsantrasyonları olarak bakıyoruz ki burada artık kesin ve net çizgiler bulunmuyor. Bu standart fizik ders kitaplarındaki bilim adamları için önemli

Söylemek üzere olduğum şey atomun içeresinde bulunduğu enerji alanını değiştirirseniz atomu da değiştirmiş olursunuz. Bu alanı elektriksel olarak veya manyetik olarak değiştirebilirsiniz.

Bu etkilerin belli şartları var;

Zeeman etkisi, Stark etkisi gibi belgelenmiş enerji alanına etki eden elektriksel ve manyetik değişiklikler atomu değiştiriyor. Bu gerçekten ilişkili olduğu halde teknik ve alakasız gelebilir.

Kalbimiz vücudumuzun en kuvvetli bio-elektrik ve manyetik alan jeneratörüdür. Kalbimizin ürettiği beynimizden daha kuvvetli elektrik alanı ve manyetik alan beynimizden çok daha güçlüdür.Kalbimizin ürettiği manyetik alan beynimizden 5000 kez daha kuvvetlidir. Kalbimizin EKG (Elektrokardiyogram) sini duyabiliyoruz. EEG den (Elektroensefalografi) (beynin elektriksel bilgisi) 100 kat daha kuvvetli . Yani kalbimizde bir düşünce, his, duygu, inanç, merhamet, affedilme duası vs. ürettiğimizde ki bunları deneyimler olarak adlandırıyoruz. Bu deneyimlerin enerji alanında elektriksel ve manyetik dalgalar olarak değişiklik yaptığını biliyoruz.

Bu şekilde birbirimize bağlıyız. Duygularımız bu üç boyutlu dünyada bir şeyleri değiştirmedi, duygularımızla üst boyutlarla iletişim halindeyiz ve fiziksel dünyamızda bu değişimin gölgesini görüyoruz. Kuantum fiziğin babası Max Planck dünyamızda gördüğümüz maddenin ve bizim gördüğümüz ve inandığımız gibi bir dünyanın aslında var olmadığını söylüyor. Madde olarak gördüğümüz bilinçli ve zeki bir zihnin varlığı nedeniyle burada.1944 de bu sözlerini şu şekilde devam ettiriyor; Zihnimizin altında yatan tüm maddelerin matriksidir. Tabii ki film dizisi daha sonra gelen çalışmalarına dayanıyordu ama gerçekte 20. Yüzyılın ortalarından itibaren konuşulmaya başlamıştı.

Ben bilim üzerine eğitim aldım ve bu eğitim döneminde böyle bir enerji alanının mümkün olabileceği konusunda bir görüşe dahi asla izin yoktu.
Bu matriks alanı akıllı “non-ventional” enerji alanıdır. Bu, elektrik ya da elektrik akımı gibi işleyen bir sistem değil, belki de bu yüzden bilimin bu konuyu yakalayabilmesi bu kadar çok uzun zaman aldı. Çünkü elimizdeki ekipmanlar bu tip bir enerji alanını tespit etmeye uygun değildi. Duygularımızla yüksek boyutlar ile iletişim halinde iken bu değişimin gölgesini fiziksel dünyamızda görüyoruz. Aslında bilim geçtiğimiz yüzyıl içinde iki kere dünyamızın nasıl işlediği ile ilgili işaretleri kaçırdı. Ve şimdi bilimin yanılsamasının bedelini ödüyoruz. Şimdi de daire tamamlanıyor ve bu yanlış düzeltiliyor. Bu hatanın ilk işlendiği yer damarlar arasındaki alanın boş olduğu boşluk olduğu inancı idi ve şimdi biliyoruz ki bu kadar yanlış bir iddia olamaz evrende boşluk olduğunu iddia ettiğimiz bunun gibi bir çok alan vardı ancak 1887 yılında yapılan meşhur Michael Morley deneyleri de bu boşlukların olup olmadığını araştırmak üzereydi ki bu 200 yıl önceki deneyler bir boşluk olmadığını kanıtlayamayarak sona erdi. İşte o zamanlardan bu zamana bilim her şeyin birbirinden ayrı birbirinden bağımsız olduğu inancıyla geldi. Bir yerde gerçekleşen bir olayın başka bir etkisi bulunmadığına inanıyordu. Ve şimdi biliyoruz ki bu iki varsayımda tamamen yanlış hiçbir şeyin içinde bir şey var .Kalplerimiz aracılığıyla oluşturduğumuz, kalp tabanlı duygularımızın yarattığı enerji alanları vücudumuzda tüm kuantum olasılıklarına ayna oluyor. Bu enerji alanının varlığı bize ayna oluyor ve yaşamımızda bunu bu kadar önemli kılan şey; öncelikle bu alan ile her şey birbiri ile iletişim halinde, bilimin bu durum için kullandığı kelime “Entanglement” (Dolaşıklık) . Entanglement bu enerji alanın içinde bir yerde kelimesi bir şey meydana geldiği zaman, ilahi matriksde bir yan odada da dünyanın diğer ucunda da etkileri aynı anda aynı şekilde hissedilebilir.

Ne demek istediğimizi biraz açıklamaya çalışalım

Foton adı verilen ışık parçacıklarından alalım. Birbiri ile tamamen aynı iki parça oluşturmak için ikiye ayrılıyor, özel bir cihazla birbirinin zıttı iki ayrı yöne aynı anda ateşlenerek her bir parçacık kendi yönünde 7 mil uzağa fırlatılıyor. Birbirlerinden uzaklıkları 14 mil ve bunu gerçekleştirmek için fiber-optic kablolar kullanılıyor. Her bir parçacık hedefine ulaştığı zaman deneye başlanıyor .Bir parçacığa herhangi bir işlem uygulandığı zaman diğeri de aynı anda aynı işlem uygulanmış gibi davranıyor. Bir parçacıktan diğerine bilgi aktarma hızından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor, hatta bazen bir parçacığa uygulanan işlem tamamlanmadan diğer parçacık işlem tamamlanmış gibi davranabiliyor. Bir parçacığın formunu, dönüş hızını değiştirmeye veya yolunu değiştirmeye zorladıkları zaman diğer parçacıkta fiziksel olarak ayrı olmalarına rağmen sanki hala bir bütünmüş gibi davranarak aynı şekilde tepki veriyor. Bu deneyin bu kadar önemli olmasının sebebi, eski yerli geleneklerinin her zaman söylediği gibi bir şey fiziksel olarak iletişim halinde ise birbirinden mesafe olarak ayrılsa bile aralarındaki iletişimin devam etmekte olduğunu bilimsel akla kanıtlamasıdır.

Çeviren Esra Geredeli
https://www.youtube.com/watch?time_continue=14&v=E0hzh4ux1tE

Check Also

4 GHz) Olan 4G Wifi İnsan Vücudundaki Su Moleküllerini Etkiliyor

4 GHz) olan 4G wifi bile, vücudumuzun% 70’i su olduğu için insan vücudundaki su moleküllerini ...