İşlenen her fiilinSeriül Hisab gereğince bir sonraki anı şekillendireceğini biliyoruz. Bazı oluşların erken yada geç açığa çıkışı, zaman algısının ürettiği yanılsamadan başka bir şey değil. Seriül Hisabın işleyişine dair şöyle bir soru yöneltildi:
- Bakıyorum, millet her türlü yanlışı yapıyor, senelerce bedel ödemiyor da, benim ufak bir yanlışımda ilahi tokat anında suratıma iniyor. Bana hiç mühlet verilmiyor ama zalimler ortalıkta kol geziyor.
Soruya cevap vermeden önce, soru içindeki yanlışları belirleyelim:
- İlahi tokat dediğini öteden biri vurmuyor, tokadı davet eden sensin!
- Millet yanlış yapmıyor, her birim fıtratını yaşıyor.
- Bazılarına mühlet verilmesi de, zaman algısına göre. Yoksa herkes yaptığının bedelini bomba pimi çekercesine anında oluşturuyor!
- Tasavvuf okuyor ve hala kendini BAŞKALARI ve KIYAS bakışında tutuyorsan, azabın hiç bitmez!..
Bunlardan sonra hassas noktayı müzakere edelim. Bazılarına mühlet verilmesi çeşitli ayetlerde geçer. Allah bazıları için Seriül Hisabı süreçlere yaymıştır. Onlar kimdir biliyor musun? Kalpleri mühürlü, kulakları sağır, gözleri kör diye tabir edilen perdeliler, gafiller topluluğu!... Sen kendi adına bedel ödemenin gecikmesini istemekle neyi istediğinin farkında mısın?.. İyi düşün!...
İkinci bir husus ve asıl önemli nokta ise talebinle alakalı! TALEBİN NE İSE OSUN SEN demiş Hz. Mevlana. Sen ne istemiştin? Allah’ı Bilmek, Allah’ı Bulmak değil mi?.. Daha basit ifade ile ARINMAK- PERDELERDEN SOYUNMAK!..
Eeee? Şikayetin ne? Yıkanmak istedin, hamama soktular. Soyunmak istedin, elbiseni soydular. Kir atmak istedin, haşin keseci çığlıklarına aldırmadan vazifesini yapıyor! Pişmek istedin, kazana atıyor, pişesin diye ateşi körüklüyorlar! Sorun ne peki? Sen bunlar için bilet almadın mı, tasavvufa niyet etmekle?..
…
Dostum, hep sana haksızlık edercesine yüklendim. “Sorumda hiç mi haklılık payı yok?” diyebilirsin. Evet var! Arınmak isteyen için seriül hisab daha seri işliyor. Perdeli kalmaman için mühlet verilmiyor diye düşün bunu da, sevin olmaz mı?...
Kabe’de, düşüncelerden de mesulüz biliyorsun.
Unutma ki öteleyenler- dışarıda arayanlar fiillerinden mesulken sen düşüncelerinden de mesulsün.
Sen içeri girdin, yola girdin, Kabe’ye girdin, Kalbe girdin dostum!..
Sen zikirle, dua ile, tefekkürle melekelerini hızla açmaya çalışmıyor musun?
İstediğin için arınışının hızlanması da gayet doğal.
Düşüncelerine, hayallerine, arzularına dahi dikkat et! Anında görüntü gelir önüne!.. Sevildiğin için gelir, bilesin!
Haydi mübarek olsun!...
Mehmet Doğramacı
m_dogramaci@yahoo.com |