Yediklerimiz üzerine Gerçekler

Gıda konusunda bazılarını daha önce konuştuğumuz temel bilgileri hatırlatmakta fayda görüyorum. Malum, en silik yazı, en iyi hafızadan daha kalıcıdır.

Yeme içme öncesi ve sonrası bir kaç pirinç tanesi kadar TUZ almak sünnettir.

Hayat sigortasıdır. Yemek öncesi ve sonrası ağız içinde oluşan bakterilerin yokedilmesini sağlayıcı bu uygulama eşsiz bir sağlık tedbiridir.

Pancar şekeri ile kakao ve ürünleri (çikolata – kakao yağı) kanser oluşumunun ana sebebidir. Tüketenler muhakkak kanser olacaklardır. Sıfır yaş grubundan itibaren herkese yasak. Eğer şeker kamışından üretilen şeker bulabilirseniz ve gıda olarak zararlı olmazsa (ayırırsınız İnşaallah) kullanabilirsiniz. Ama az olarak ve her gün değil. (Not: Şeker kamışı şekeri diye satılan, üzerinde şeker kamışı resmi konulmuş olan bazı sahte kahverengi şekerlere aman dikkat. Örnek: Rapunzel – Rapadura Vollrohrzucker)

Kanser hastalarının kesin uyması gereken diyet listesi:

1- Pancar şekeri (Piyasada satılan rafine şekerlerin  tamamı) 2- Kakao ve ürünleri + Kakao yağı – Kakao katıklı gıdalar 3- Her türlü şekerleme, tatlılar, ve lokum çeşitleri 4- Çikolata çeşitleri 5- Tahin helvaları 6- Her türlü şekerli meşrubat 7- Her türlü sentetetik tatlandırıcılar (Kanser oluşumunun bir başka sebebi) 8- Pestil çeşitleri 9- Her çeşit pekmez 10- Cevizli fıstıklı sucuklar 11- Mısır, Yerelması, Elma, Kiraz, Şeftali, Üzüm, Dut, Karpuz, İncir, Hurma, Keçiboynuzu ve bunların ürünleri ile katıklı gıdaları (kuru yada yaş). Kanserliler bu gıdalardan uzak durarak herhangi bir terapi zırvalığına bulaşmadan ve herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan yaşayabilirler. Bu gıdalarla beslenen kanser hastalarının kanserleri hep artacaktır. Terapi zaten herhangi bir fayda getirmiyor, yalnızce bir teselli uygulaması olmaktan ibaret.

Kolada, tüm gazlı içeceklerde ve meyve sularında alkol var. Ayrıca kolalı içeceklerde ve vişne sularında özel olarak üretilen “Cochineal” böceğinin kanı ve öğütülmüş kendisi var.

Katkı maddesi olarak “Karmin” ismiyle tanımlanıyor. Renk ve tat verici olarak kullanılan bu “Cochineal” böceği sağlık açısından son derece tehlikelidir. İnsan vücudundaki pek çok sistemde hastalıklara sebep olmaktadır

Yine gazlı içeceklerde kullanılan mısırdan elde edilen tatlandırıcı, baklava dahil pek çok tatlılarda da kullanılmaktadır. Kalp damar sorunlarının artışında ana sebeplerden biridir.

Devamlı tükettiğiniz yağlar şayet bunlar ise, ayçiçek yağından, ay çekirdeğinden, zeytin ve zeytin yağından uzak durun.

Bir gıdayı sürekli kullanmak doğru değil. Bu sebeple herkese ayçiçek yağı yasak çıkıyor. Pamuk yağı ve Kanola yağı bulup, kullanın. Pamuk yağı kime test edildiyse uygun çıktı.

Ama kanola yağı herkese uymuyor. Bu sebeple bakın, zarar görmüyorsanız Kanola yağı kullanın.

Zeytinin daha kara olması için boya ve asit kullanıyorlar. Bu da zehirdir. Zeytini yardığınızda bakın çekirdeği kapkara ise bu madde var demektir. Almayın. Zeytin çekirdeğinin rengi kahverengimsi olmalıdır.

Hem yaşmaya hemde una katılan katkı maddeleri sebebiyle ekmek herkes için zararlı. Yememeye çalışın İnşaallah.

Kepekli un alıp, ekşi mayayla evde kendiniz ekmek yapın. Yaşmaya da domuzdan elde edilen katkı maddeleri ve çok sayıda sentetik kimyasal katkı maddeleri var.

Şekerlere, dondurmalara, meyve sularına, peynirlere, sütlere, yoğurda, çoğu abur cubura, … , sıvı yağlara (genelde çoğunluk markalarda) kıvam arttırıcı olarak domuz jelatini ve gıda boyaları diye bir sürü kimyasallar katıyorlar. Bir çok jelatin kaynağı var. Amma en çok kullanılan jelatin türü domuz deri ve kemiklerinden elde ediliyor. Bulunduğunuz yerlerde temiz olduğunu bildiğiniz peynir ve açık süt varsa onu tercih etmekte ve hazır gıdalardan uzak durmakta fayda var.

Temizlik maddelerinde, sıvı sabunlarda, şampuanlarda, diş macunlarında ve kozmetik ürünlerinde de maalesef domuz yağı ve domuz jelatini kullanılıyor.

Karadeniz yani yerli çaydan uzak durun. Hem yanık hemde radyasyon sebebiyle çok zararlı.

Dokunmuyorsa  Seylan çayı, yeşilçay, adaçayı, … bitki çayları içebilirsiniz. Her gün aynı çayı içmeyin.

Faydalıysa içilebilir ancak. Fakat kullanımın bir müddet sonrası vücut doyuma ulaşır. Ve terketmek gerekir.

Zararını ayırd edemiyorsanız kendinizi risk etmeyin. Her şeyin fazlası zarardır. Zararlı olan bir damla kişiyi öldürebilir bile.

Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı olanlar ardıç tohumu ve ıhlamur çiçek sapından ve tuzlu gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Hayatlarını riske edebilir.

Demir eksikliği olanlara seylan çayı yasak. Seylan demiri çözüyor.

2 günü aynı geçiren ziyandadır.” Sürekli aynı gıdaları yemekse ağır ziyanlık, bunu hep hatırda tutmak lazım. Yani alınan her gıda tabuta çivi de olabilir, sağlık sigortası da.Tek yönlü beslenmeden uzak durun. Her gün aynı gıdaları yiyip, içmeyin. Her sabah peynir, reçel, yağ tüketmeyin mesela, aynı çayı içmeyin. Zararlı mı, faydalı mı ayırmaya bakın. Ayırabilmenin yolu da, içinde çok çeşit olmayan, sade  yemekler tüketmektir. Hem sade yemek sünnettir.

Kahvaltılık ve yemeklik margarinlerden tamamen uzak durun. “Hidrojen peroksit” sıvı yağı katılaştıran sağlığımızı mahveden başka bir kimyasal.

Türk kahvesi yanık olduğu için herkese zararlı. (Her türlü yanık gıda unutkanlık yapar. Bu sebeple öncelikle tüketilmesi İslamen yasaklanmıştır. Ekmeğin, çöreğin. böreğin, … yanık kısmını ayırıp atmalıyız.) Kişiye zararlı değilse gün aşırı neskahve içebilir. Kız çocuklarını rahim ve meme kanserlerine karşı koruyucu özelliğinden dolayı kız çoçuklarının her gün aç karnına bir fincan nescafe içmesi faydalıdır. Neskahvenin yanında kullanılan “kahve sütü” diye tanıtılan beyaz tozda da domuz jelatini var.

Kuru soğan beyin dimağ faaliyetlerini sekteye uğratıyor. Onun için herkese yasak. Kuru soğan müteşebbis girişimlerini kesmek ve öğrenmelerini engellemek için zencilere kölelelik döneminde haftada üç gün yedirilen köle yemeğidir.

Beyin durgunluğuna sebeptir. Dimağ faaliyetlerini kesintiye uğratır.

Soğanı gıda olarak tüketenler eğitim ve öğretimde başarılı olamazlar.

Taze soğanın beyaz olan baş kısmı 1,5 – 2 cm kesilip atılmalı kalanı ile yeşil kısmı kullanılmalıdır. Fakat taze soğanın yaprak olan yeşil kısımları romatizma sorunu olanlara yasaktır.

Pirinç büyüme hormonlarını bozar. Bu sebeple herkese yasaktır. Bebekleri, çocukları pirinç ve pirinçunu ihtiva eden mama ile beslemekten vazgeçmeliyiz. Bunların yerine sebze ve meyve püreleri ile beslemeliyiz. (içine şeker ve tatlandırıcı koymadan)

Bir gıda piştikten sonra tekrar ısıtılmaz. Bakteri oluşur. Daha sonraya kaldıysa soğuk yenilmesi gerek. Yenilecek kadar pişirmek tercih edilmelidir.

Arıların topladığı çiçek polenleri tüketilmesi yasaktır.

Herkese haramdır. Gıda konumunda değildir.

Basında sık sık boy gösteren gıda uzmanlarının tavsiye ettikleri gıdalara ve markalara güvenip, tüketme gafletine düşmeyelim. Faydalı diye tavsiye ettikleri gıda maddesinin veya hazırlanmış ürünün içeriğini bilmekten habersiz oldukları gibi fayda ve zararlarını da bilmekten uzaktırlar. Reklamını yaptıklarından muhakkak ki kişisel çıkarları olduğunu bilelim. Akademik ünvanlarına bakıp, sözlerine güvenerek, uygulama yanlışlığına girmeyelim.

Domuz eti gibi köpek balığı eti de herkese yasak. Köpek balığı domuz gibi dokusunda ağır toksin maddeler ihtiva ettiği için yenilmesi haramdır.

Ayrıca İslami usulle kesilmemiş hayvanların etleri de yasak. Midye, kalamar, ahtapot gibi deniz ürünleri de balık gibi yenen temiz gıdalardır. Hep dediğim gibi zararlı değilse, seyrek olarak tüketebilirsiniz.

Bazı ülkelerde çerez gibi tüketilen tırtıl ve böceklerin yenme taraftarı değiliz biz. Siz bilirsiniz.

Kişiye özel olan yasaklar, İslamen o kişiye haram olan gıdalardır. Alkol nasıl haramsa, yasak gıdalar da aynen haramdır.

Örneğin: Domates allerjisi olan kişiye domates sağlığına zarar verdiği için o kişiye haram yani yasaktır.

Gıdalar gibi ilaç allerjileri de var. Bunun için gerek olduğunda, doktordan mutlaka “ilaç allerji testi” isteyin. Genelde kişileri hastalıkları değil, ona toksin olan verilen ilaçlar komaya sokup öldürüyor. Bunlara ağrı kesiciler de dahil. Halbuki gıdaları ayırıp zararlı olanları terkedip, normal ve faydalı olanları tüketmek en güzel tedbirdir.

Ağrı kesici olarak yapıştırma bant kesinlikle kullanmayın.

Hangisi olursa olsun aşı kesinlikle doğru değil. İçerikleri mantar ve bakterilerin kururtulmasından elde edilen tozların kapsüllere doldurulmasından ibarettir. Firmalara ve sağlık sektörüne para kazandırmak için icat edilmiş sağlık sömürüsünün bir parçasıdır. Kendimizi ve çocuklarımızı uzak tutmalıyız.

Bütün katkılar (emilgatör) yenildiği miktarda zararlı. Doğal katkılar hariç. Örnek: Bitkisel jelatin. Fakat devamlı yenildiğinde doğal katkılar da zararlı.

F. M. Mısıroğlu  “Yeşil, Çevre ve İslam” adlı kitabında 1500 gıda katkı maddesini açıklamış. Herkese tavsiye ediyoruz. (Sebil Yayınevi – 7.5 TL)

Öncelikle dünya toplumlarının sağlık ihtiyaçları ve beklentilerine sunulanlar ve bilmedikleriniz konusunda bilgilenmenizi sağlayacak iki kaynak kitap daha öneriyoruz. (Okuyacağınız kitaplarda bilgi eksiklikleri bizce malum.) Bu kitapları okumak hayati önem arzeder. Kendimizi zorlayarak tekrar tekrar okumaya hem de sesli olarak da aile fertlerine okumaya itina edelim.

Yaşar Gören “Kanser Cinayetleri, Doktorların büyük sırrı” Ozan Yayıncılık
http://www.hemenkitap.com/magaza/prddet.php?pid=62283

Shane Ellison “Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar?” Hayykitap yayıncılık
http://www.hayykitap.com/haber.php?haber_id=3

Tüm gıda, temizlik ve kozmetik ürünlerinde kullanılan katkı maddeleri, “Gıda Katkı Maddeleri” tablolarında mevcuttur (bakın yazı sonundaki site adresi).

Birçok katkı maddesi bitkilerden, minerallerden veya hayvanlardan çıkartılabilmektedir (Bakın adresini verdiğimiz sitedeki katkı maddeleri tabloları). Bu tür katkı maddelerinin bulunduğu etiketlerde ayrıntılı bilgi verilmemişse üretici ile irtibat kurup, İslami şartlara uygun olup olmadığına dair ayrıntılı bilgiyi talep etmelisiniz. Mesela ürün etiketinde “E321 soya lesitin” ifadesi yer almışsa mesele söz konusu değildir. Ama sadece E321 veya sadece lesitin veya E321 lesitin yazıyorsa o zaman bu maddenin hayvan kökenli de olabileceği varsayımı ile sorgulamamız gerekir. Soya dışındakiler İslamen yasaktır. Yenmesi haram kılınmış veya İslami usulle kesilip kesilmediği, bitki kökenli olduğu halde alkolle muamele yapılıp yapılmadığı bilinmeyen katkı maddeleri deşüpheli kabul edilir.

Gıda teknoloji uzmanı olmayanlara veya kimya hakkında bilgisiz avama  “L-cysteine Hydroklorid” veya “Stearol Laktilat” kelimeleri çok fazla birşey ifade etmeyecektir. Bu sebeple kolaylaştırıcı olmak için herkesin anlayacağı şekilde “Helal (Yenilebilir) – Tehlikeli – Haram (Zararlı) – Şüpheli” olanlar  diye belirtilerek “E Katkı Maddeleri Tablolarında” işaretsiz siyah yada kırmızı yazıyla ve yıldız (*) işaretleriyle açıklanmıştır. (Bilmek isteyenler için, yazının sonunda site adreslerini yazdım.)

Her gıda herkese uymuyor. Herkes için bir gıda ya zararlı, ya toksin (Zehir), ya normal, ya faydalıdır. Dikkat ederseniz zararlı mı olup olmadığını ayırabilirsiniz. Örneğin yemekten sonra bir rahatsızlık yaşarsanız bakarsınız hangi gıda dokundu, onu yemezsiniz. Çok çeşit karmalı yerseniz tabii hangisi diye ayırmak zor olur.

Toksin (Zehir) gıdalar Çok Zararlı Yasak gıdalar demektir. Kesinlikle yenilmemesi gereken gıdalardır. Kişiyi bir damlası bile öldürebilir.

Zararlı Gıdalar ( Yanildikçe Vücuttaki Hastalıkları arttıracak Gıdalar )

Normal Gıdalar ( Yenilmesinde Mahsuru Olmayan Gıdalar ) Bunlar ne fayda ne zarar konumundadır. 

Faydalı Gıdalar ( Hastalıklarına Karşı Koruyucu Gıdalar )  yada Yenilmesi gereken gıdalardır.

Her kişinin beslenmesi buna göre düzenlenirse hastalıkların ilerlemesi duracaktır. Faydalı olanlar, kaynatmadan demleme yapılarak içilebilir. Yada toz haline getirilip, su ile yutulabilir.

Bunlar herkese söylediğimiz temel bilgiler. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir. Mülkün sahibi Allah’tır. Dileğimiz herkesin İnşaallah alışkanlık tercihlerini terkedip, beslenmede doğal gıdaların içersinden kendisine faydalı olanları ayırıp, ihtiyaç kadarıyla tüketmesidir. Alışkanlıkları terketmek herkese zor gelir ama bir niyettle çok kolaydır aslında. Hem böyle yeni bir başlangıç herkes için şüphesiz ki çok hayırlı olacaktır. Gönlümüz ister ki bedenimizi zararlı gıdalarla tüketerek, sıkıntılı, çekerek ve çektirerek hastalıktan değil, ömür enerjimizi son damlasına kadar dolu dolu kullanarak imanla ve keyifle son nefesi vermemizdir. Kolaylıklar diliyorum. Hepimiz için Rabb’imizden hayırlısını niyaz ediyorum.

KATKI MADDELERİ ÖZET LİSTESİ
http://www.gidaraporu.com/katki-maddeleri-ozet-liste_g.htm

R E N K L E N D İ R İ C İ L E R
http://www.gidaraporu.com/gida-maddelerinde-kullanilan-renklendiriciler_g.htm

KORUYUCU KATKI MADDELERİ
http://www.gidaraporu.com/koruyucu-katki-maddeleri-listesi_g.htm

ANTİOKSİDANLAR
http://www.gidaraporu.com/anti-oksidanlar_g.htm

KIVAM ARTIRICI – HOMOJENLEŞTİRİCİ
http://www.gidaraporu.com/kivam-artirici-homojenlestirici_g.htm

İNCELTİCİLER
http://www.gidaraporu.com/incelticiler_g.htm

TAT VERİCİLER
http://www.gidaraporu.com/tat-vericiler_g.htm

TATLANDIRICILAR PARLATICILAR
http://www.gidaraporu.com/tatlandiricilar-parlaticilar_g.htm

Check Also

işitme2

Şizofrenideki İşitme Eksiklikleri Belirli Beyin Reseptörüne Bağlı

  Özet: Araştırmacılar, işlevsel olmayan NMDA beyin reseptörlerinin, görünüşe göre şizofreni hastalarında yaygın olan işitme ...