UYKU – RÜYA

FARKLI BİLİNÇLİLİK DURUMU: UYKU

Uykuda bilgi işleme, çoğunlukla REM döneminde gerçekleşmekte, bu sırada beyin yaygın bir şekilde aktif olmaktadır. Uyanıklıktan farklı olarak, dışardan uyarı alınmadan işlemler yapılmakta, ancak bunlar bazı uyku bozuklukları dışında motor ifadelere dönüşememektedir. Yapılan işlemlerin eyleme geçirilememesi nedeni ile sempatik sinir sistemi geribildirim almamakta, gerçek
anlamda da yer-zaman bağlamında kontrol ortadan kalkmaktadır.

Uykuda, önceden algılanmış olan yaşantılar veya olaylar arasındaki ilişkiler değerlendirilmekte, nesne ya da olaylar anlamlandırılmakta, cevapların bilişsel motor ön hazırlığı yapılmaktadır. Bu sırada kişiler, yaşadıklarının içindeki ayrıntıları keşfetmekte, bunlar arasında yeni ve olanaksıza yakın bileşenlere ulaşmaktadırlar.

Uykudaki bilgi işleme süreçlerine ilişkin olarak iki temel soru vardır. Bunlardan ilki, beyin yapıları uykuda hangi tür bilgi işleme süreçlerine olanak sağlamaktadır? İkincisi ise, bilgi işlemeyle ilgili hangi tür olayların kalıntıları/etkileri uyanıklıktan uykuya transfer edilmektedir? Uyanıklıktaki gibi uykuda da bilgi işleme sırasında, gelen bilgiye hücresel bir cevap (uyanıklıktakinden daha geç bir sürede ve şiddette) ve beynin faaliyet düzeyine göre bazı bilgi ağlarında (özellikle serebral yapılarda) aktif bir hazırlık görülmektedir.

http://www.elyadal.org/pivolka/16/uyku.htm

AHMED HULUSİ – BEYİN, UYKU ESNASINDA DA VERİ ALIR

Sen şimdi beyninin veri tabanını 5 duyudan ibaret kabul ediyorsun.. Hayır!
Beyin aynı anda dışardan gelen sayısız dalgaları da alıyor.

Bu dalgalar gerek dünya üzerinde sayısız insanların yaydığı dalgalar ve gerekse astrolojik dediğimiz Evrenden gelen dalgalar ve gerekse cin dediğimiz sayısız varlıklardan gelen dalgalar ve gerekse cennet dediğimiz meleki ortamlardan gelen dalgalar yani beynin veri tabanı sadece 5 duyuya dayalı dünyadan aldığı veriler değil.. Beynin aldığı veriler bütün bu kompleks sistematik veriler. Dolayısıyla ölüm dediğimiz olaydan sonraki yaşamda da beyin bütün bu verileri yüklediği için de ruh bu verilere yabancı değil!

Ama beynimiz şu anda sadece maddeye bloke durumda değerlendirme yaptığı için biz burada kayıtlıyoruz ama veriler diğer taraftan bilgisayara devamlı giriyor. Biz farkında değiliz. İstesek de istemesek de, gündüz veya gece farkı olmadan, uyku veya uyanıklık diye bir fark olmadan beyin devamlı veri alıyor.

Bizim tesbitimize göre; beyin, gündüz olduğu gibi, gece uyku hâlinde de radar dalgalarını yaymaya devam eder; ve gündüz beyin, birçok kanaldan veri toplarken; gece bu, özellikle beş duyuya dayalı alanlar kapalı olduğu için, yaydığı radar dalgalarının getirisini beynin görüntü hayâl merkezinde
değerlendirerek sùretlendirir.
Rüyâlar… Beynin veri tabanının, gecenin içinde bulunulan saatlerindeki melekî=astrolojik tesirler altında, o tesirlerle ilgili konularına göre irrite edilmesi… Bunun sonucunda belli bir sentezin oluşması… Bu sentez sonuçlarının peyderpey, belli bir siklusla hayâl merkezine ulaştırılması.. Bu dalgaların, konuyla ilgili veri sûretleriyle birleşmesiyle de rüya yâni görüntünün beyinde oluşması…

İSTEDİĞİN RÜYAYI GÖSTEREN UYGULAMA

Japon teknoloji şirketi Yumemiru’nun geliştirdiği uygulama kullanıcının ne zaman REM uykusunda olduğunu tespit edip onun istediği rüyayı görmesini sağlayacak bir müziğe geçiyor.

Bilgi : http://www.ntvmsnbc.com/id/25321969/

İlgili;

Bizim tesbitimize göre; beyin, gündüz olduğu gibi, gece uyku hâlinde de radar icerik_ahdalgalarını yaymaya devam eder; ve gündüz beyin, birçok kanaldan veri toplarken; gece bu, özellikle beş duyuya dayalı alanlar kapalı olduğu için, yaydığı radar dalgalarının getirisini beynin görüntü hayal merkezinde değerlendirerek sùretlendirir.

Bu algılama, “ruh gitti de falanca ile görüştü” denen görüntüleri meydana getirir.

“Dua”, beynin yönlendirilmiş dalgaları olduğu gibi; rüyaların bir kısmı da, beynin radar dalgalarının tesbit ettiği olaylardır!.

Rüyalar, kâh sizin o ana kadar mevcut veri tabanınızdaki mânâların açığa çıkmasıdır; yani bilgisayarınızın harddiskindeki bir takım verilerin ekrana yansıması, görüntüsüdür; kâh da ekranınıza internet aracılığı ile gelen verilerin bilgisayarınızda işlenerek ekrana yansımasıdır!.
İşte internetten bilgisayara verilen gelen veriler gibi, beynin radar dalgalarıyla algıladığı bazı dış olaylar, geçmişte ruhun bedenden ayrılıp bir yerlere gidip bir yerlerde görüşmesi veya o yerleri görmesi şeklinde değerlendirilmiştir.

Tabii bu geçmişte hiçbir şekilde izah edilmesi mümkün olmayan bir olaydır; ki bunu, ancak bugünkü şartlarda böylece açıklama imkânını bulabiliyoruz.

Bilim ve teknoloji bu düzeye gelebildiği için, telepatinin varlığını kabul eden her insan, beynin radar dalgalarını da doğal olarak kabullenmek zorundadır!.

Beynin radar dalgalarını ve telepati dalgalarını kabul eden her insan, kapsamlı bir kapasiteye sahip beyinli kişilerin, geçmişin “keramet” denen olaylarını yaşayabilmesinin de son derece doğal ve mâkul olduğunu rahatlıkla fark edebilir… Çünkü, “mucize” ve “kerâmet” denen olaylar da, insanın dünyasında, insan beyni ile alâkalı olan olaylardır.

Bilgisayarları inceleyenler, insan beyninin çalışma düzenini çok daha rahat fark edebilirler… Dışarıdan gelen veriler nasıl bilgisayarın harddiskine geçiyorsa; daha sonra da harddiskten istenilenler ekrana yansıyor, görünür hâle geliyorsa; bu bilgiler bilgisayarın içinde, nasıl mevcut bilgi hali ile değil de sadece 0-1 esasına dayalı iki tür kayıt ise, insan beyninde ve hücrelerinde de aynı şekilde pozitif ve negatif esasa dayalı belli frekanslarla programlanmış veri tabanları vardır!. Siz bunlardan hangisine yönelirseniz onlar sizin ekranınızda üst yapı şuurda meydana çıkar.

Burada önemli olan; insanın kendi kapasitesini olabildiğince kullanabilmesini temin etmektir!

cuma insan

Check Also

mars1

Peki ya Mars’a Koloni Yerleştirirsek

Yıl 2066. Güneş, kızıl gökyüzünde belli belirsiz yükseliyor, hidroponik(suda bitki yetiştirme) arazilerini aydınlatıyor. Mars’taki ilk ...