Özgür İrademiz Var mı? – Michael Brooks

irade

Az önce gerçekten de öğle yemeğinde balık ve patates kızartması yemeye karar verdim mi?” İnsanlık bin yıldır böyle sorularla boğuşuyor. Bu boğuşma belki balık ve kızartma hakkında değil de, kontrolün tamamen bizde olup olmadığı ya da başka harici bir faktörün yaşamlarımızın gidişatını belirleyip belirlemediği hakkında olabilir – herşeye gücü yeten bir tanrı ya da fizik kuralları.

Ne yazık ki, bunun kolay bir cevabı yok. Balık ve kızartma yemeye karar veren “BEN” kimdir? İçinizdeki ses size, sizin fiziksel bedeninizi kontrol eden bir bilinç olduğunuzu söyleyebilir. Fakat bu fiziksel beden sizin bilincinizi oluşturan beyni kapsıyor. İkisini ayıran herhangi birşey yok.

Bir nebze de olsa biliyoruz ki, eylemlerimizin kontrolünde olduğumuz herhangi bir duyu, bir ilüzyondur. Özellikle, sinirbilimci Benjamin Libet 1980’lerde, eylemlerin, beyindeki mekanizmalar tarafından, beynin sahibi farkına varmadan çok önce başlatıldığını gösterdi.

Bütün eylemlerimizin bizim kontrolümüzün dışında olduğunu iddia etmek, bilinene dayalı büyük bir dış değer bulmadır (ekstrapolasyon).  “Libet, çok basit eylemlerin çok kısa süreli öncü belirtileriyle ilgileniyor” diyor University Collage London’dan profesör Patrick Haggard. Sonra uzun süreli kararlar ve eylemler bile tekrardan belirli beyin proseslerinin sonucu oluyorlar. “Aynı zamanda bunun da deterministik olduğunu varsayıyorum” diyor Haggard.

London Schools of Economics’ten emekli öğretim üyesi psikolog Nicholsa Humphrey için, istemsiz, materyal bir sebebe sahip bu kararların doğruluğunu kabul etmek, özgür iradeyi inkâr etmek anlamına gelmez.  “Aksine, ben kendim bunun sebebiyim” diyor. Humphrey kendi “ben’inin” ve “bedenlenmiş özünün”; düşüncelerinin, inançlarının, arzularının, eğilimlerinin ve kendisinin içinde yaşayan buna benzer diğer şeylerin toplamı olduğunu iddia ediyor. Bedenlenmiş öz her eylemin bilincinde olmayabilir, fakat sonuçta onları belirler – bir nevi otomatik pilottaki özgür irade gibi.

Bir fizikçi birey olma durumunu, evrenin diğer madde kısımlarından ayıran bu ayırımı sorgulayabilir. Biyolojik madde, fizik kurallarına bağlı kalan atom ve molekül yığınlarından başka birşey değildir – ve kesinlikle onları kontrol ettiğimizi iddia edemeyiz. Oxford Üniversitesi’nden Vlatko Vedral, özgür iradeyi (ya da özgür irademizin olmadığını)  anlamak için, evreni neyin anbean devam ettirdiğini daha iyi anlamamız gerektiğini düşünüyor. “Benim tahminime göre, daha fazla doğal bilimi basiyt hale getirmeye devam ettikçe, bunu çok daha fazla aydınlatabileceğiz. Örneğin fizik, biyoloji ve sinirbilimi gibi.

Eğer hepsinin nedeni olan şey fizik ise, bu herşeyin önceden belirlendiği anlamına gelmez. Evrenin yapı taşlarının nasıl davrandığına dair en temel teorimiz olan kuantum fiziği , parçacıkların özelliklerinde ve hareketlerinde bir derece rastgelelik ve belirsizlik olduğunu söyler gibi görünüyor – bizi oluşturan parçacıklar da buna dahil. Ölçeği büyütün, evrende meydana gelen her ne varsa, başlangıçtan sona kadar tamamen belirlenmiş olamaz. Çünkü kuantum ölçeğinde neyin olacağını hiçbir zaman bilemezsiniz.

Kuantum Kararlar

Kuantum teorisinin çoklu-evren yorumlamasında bu değişir. Çoklu evren yorumlamasına göre, tüm bu belirsizlikler, olabilecek herşey olduğu içindir, fakat sadece farklı evrenlerde. Bu senaryoya göre, evren gerçekten önceden tanımlanmıştır. Tek belirsizlik ise kendi bilincinizi hangi önceden-paketlenmiş evrenin içinde bulduğunuzdur: balık ve kızartma siparişi verdiğiniz ya da vermediğiniz.

Ya da başta Hollanda Utrecht Üniversitesi’nden Nobel Ödüllü Gerard’t Hooft olmak üzere  bazı fizikçilerin yaptığı gibi bunu bir adım daha ileri götürebilirsiniz. Gerard’t Hooft, evrenin süper deterministik olduğunu savunuyor, öyleki bunun dışındaki hiçbirşey değiştirilemezdir. Özgür irademizin olup olmadığını test etmek için yaptığımız testlerin sonuçları buna dahildir. Bazı kişilere göre bu tanrı ile eşanlamlıdır. Vedral bu olasılığın hiçe sayılamayacağını kabul ediyor. “Çünkü bizler faniyiz ve evrenin bir parçasıyız, ve onu hala deterministik olmayan şekilde algılıyoruz. Ve kazanamayacağınız bazı savaşlar vardır.”

Çeviren : Gültekin Metin
https://www.newscientist.com/article/mg23130890-700-metaphysics-special-do-we-have-free-will/

Check Also

Hiçbir şey Göründüğü Gibi Değil

Büyük Yanılgı!.  Neden Hiçbir şey Göründüğü Gibi Değil? Graham Lawton   Bu sizi hayrete düşürebilir ancak ...