Kereviz ve Yeşil biber

Cennet ve Allah’ı kazanman için sana verilen sermaye beynindir.”
Beynini değerlendirebildiğin ölçüde Ben’ini ve Rabbini tanıyabilirsin.” (Dost’tan Dost’a, 367 ve 369)

ScienceDaily (23 Mayıs, 2008)— Illinois Üniversitesi’ndeki araştırmacılar kereviz ve yeşil biberlerde bolca bulunan bir bitki bileşiminin beyindeki inflamatuvar(alevlenme) tepkisinin anahtar öğesinin bozulmasına yol açabileceğini rapor ettiler. Bulgular; yaşlanma, Alzheimer ve Multipl Skleroz (MS) gibi hastalıklar üzerindeki araştırma için içerimlere sahiptir.

İnflamasyon, bir kutsama veya bir bozulma olabilir. Normal şartlarda zararı azaltan ve iyileşmeye katkıda bulunan, vücudun bağışıklık sisteminin kritik bir kısmıdır. Bununla beraber; inflamatuvar tepkisi ters gittiğinde ciddi fiziksel ve zihinsel problemlere yol açabilir. İnflamasyon, pek çok nöro-dejenaratif hastalıklarda anahtar rol oynar ve yaşlanmada görülen kognitif (idraksal) ve davranışsal bozulmalarla da ilişkilidir.

Yeni çalışma merkezi sinir sisteminin dışındaki birtakım hücre türlerinde inflamatuvar tepkiye engel oluşturmakla bilinen bir bitki flavonoid’i olan luteolin’i incelemiştir. Hayvan bilimleri profesörü ve baş araştırıcı Rodney Johnson, çalışmanın amacının luteolin’in beyindeki inflamasyonu azaltıp azaltmayacağına karar vermek olduğunu söylemiştir. Johnson, “Meraklı olduğumuz sorulardan bir tanesi de luteolin gibi olan birşeyin, veya diğer biyoaktif yiyecek bileşenlerinin yaşlanmaya bağlı inflamasyonu azaltmak için kullanılıp kullanılamayacağı ve böylece de idraksal fonksiyonu geliştirmesi ve yaşlanmada oluşan bazı idraksal zararları önlemesiydi” demiştir.

Araştırmacılar ilk önce luteolin’in mikroglia üzerindeki etkisini çalışmışlardır. Bunlar beyin hücreleri bağışıklık savunmasının anahtar bileşenidirler. Vücudun herhangi bir yerinde bir enfeksiyon oluştuğunda; mikroglia inflamatuvar sitokinleri, mikroorganizmanın ele geçirmesinde savaşmaya yardım eden, beyinde bütün vücudun tepkisini düzenlemek için davranan kimyasal habercileri üreterek tepki verirler.

Bu tepki, hastalığın en belirgin pek çok semptomlarıyla da ilgilidir: Uykulu olma, iştah kaybı, ateş ve letarji (uyuşukluk) ve bazen öğrenme ve hafızada geçici azalma. Nöro-inflamasyon eğer çok ilerlerse felaket verici sonuçlara potansiyel oluşturarak bazı nöronların kendi kendilerine zarar vermelerine yol açabilir.

Master araştırma asistanı Saebyeol Jang, mikroglia hücrelerindeki inflamatuvar tepkisi üzerinde çalışmıştır. O, pek çok sıradan bakterinin hücre duvarının bir bileşenini, lippopolisakkarit’i (LPS) hücrelerin etkisine açık bırakarak inflamasyonu dürtülemiştir. Luteolin’in etkisine de açık bırakılan o hücreler son derece azalmış bir inflamatuvar tepkisi göstermişlerdir. Jang, luteolin’in inflamatuvar yolundaki anahtar sitokin’in, interlökin-6’nın üretimini durdurduğunu göstermiştir. Luteolin’e maruz kalmanın etkileri LPS- tedavili hücrelerde yüzde 90 kadar IL-6 üretiminle sonuçlanarak dramatik olmuştur.Johnson,
‘’Bu, önceden gördüğümüz inhibisyon kadar etkili gördüğümüz herşeydir,’’ demiştir.Fakat luteolin, IL-6’nın üretimini nasıl kısıtlıyordu?

Jang, işe DNA üzerindeki belirli “düzenleyici” bölgeleri bağlayan ve onların RNA’ya olan kopyalamasını ve proteinlere dönüştürümünü arttıran, kopyalama faktörleri olarak da adlandırılan hücreiçi sinyallemeyle alakalı proteinler sınıfına bakmakla başlamıştır. Jang, sonuç olarak DNA düzenleyicilerine kopya faktörlerini bağlamayı ölçen Elektrodevingenlik Değiştirme Analizleri’ni (ESA) kullanarak, luteolin’in aktive edici protein-1 (AP-1’in) IL-6 düzenleyicisini bağlamasını engelleyerek IL-6 üretimini durdurduğuna karar vermiştir. AP-1, yukarı yönde bir protein kinaz’ı olan JNK tarafından aktif hale getirilmektedir. Jang, luteolin’in mikrogliyal hücre yapısındaki JNK fosforilasyon’unu engellediğini keşfetmiştir. AP-1 kopya faktörünü etkin hale getirmek için olan JNK’nın aksaması,IL-6 geni üzerindeki düzenleyici bölgeyi bağlamasına ve kopyanın duraklamasına engel teşkil etmiştir.

Luteolin’in yaşayan organizmada aynı etkiyi verip vermediğini görmek için, araştırmacılar LPS’yle enjekte etmeden 21 gün önce  farelere luteolin-bağlı içme suyunu vermişlerdir.Luteolin’le beslenen fareler LPS’yle enjeksiyon olduktan dört saat  sonra kan plazmalarında son derece düşük IL-6 seviyelerine sahip olmuşlardır. Luteolin, uzamsal öğrenme ve hafızaya kritik  bir beyin bölgesi olan hipokampüsteki IL-6’nın LPS-uyarılmış kopyalamasını da azaltmıştır.

Johnson, “Bulgular nöro-inflamasyonu tedavi etmede luteolin veya diğer biyoaktif bileşenler için mümkün olan bir role işaret etmektedir.JNK’yı durdurmak için flavonidleri kullanmak ve beyindeki inflamatuvar reaksiyonları azaltmak mümkün olabilir. İnterlökin-6 gibi olan inflamatuvar sitokinler, hipokampüsün kontrolünde bulunan öğrenme ve hafızanın belirli türlerini önlemek için çok iyi bilinmektedirler ve hipokampüs, yaşlanmanın hakaretlerine karşı çok savunmasızdır. Eğer beyindeki inflamatuvar sitokinlerin üretimini azaltmak için bir potansiyele sahip olsaydınız; o sonucun idraksal zararlarını potansiyel olarak sınırlandırırdınız,” demiştir.

Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases/2008/05/080520094115.htm
Çeviri : Esin Tezer

Check Also

Zekâ, İnsan Beynindeki Temel Bir Algoritmadan Kaynaklanıyor

ÖZET Bir teori, düşüncelerimizin tamamının temel bir algoritma olan N = 2i-1’in bir fonksiyonu olduğunu ...