İnsan Bilinci ve Global Beyin

Her geçen gün yaşamın biraz daha hızlı aktığını hissediyor musunuz? Bu, pek çok olup biten şeyin olmasından ve sizin de tüm bu olanları yakalamak için az zamana sahip olmanızdan dolayı olabilir mi? Bu konuda muhtemelen yalnız değilsiniz. İletişim, ulaşım ve hattâ fiziksel çevremizdeki değişimlerin sürati, çoğumuzun bunalmasına neden olacak şekilde hızlanıyor gibi gözükmekte. Ancak, seçeneklerinizin (düşüncelerinizin, duygularınızın ve eylemlerinizin) etkisi daha öncesine göre çok daha etkili.

Şu anda nerede olursanız olun, beyninizden açığa çıkan enerji sinyalleri, “jeomanyetik alan” diye bilinen bir gezegen boyundaki enformasyon depolama sistemine yüklenmekte.

David R. HawkinsGüce Karşı Kuvvet” adlı kitabında da şunları yazıyor: “Her düşünce, eylem, karar veya his, içiçe geçmiş, birbiriyle simetri, denge ve devamlı hareket halinde olan yaşamın enerji alanlarında sürekli kalıcı bir kayıt bırakarak, bir anafor-girdap yaratmakta.”

Dünyanın jeomanyetik alanı, bu gezegendeki tüm yaşamla bağlantılı, etkileşim halindedir ve işlevleri daha yeni yeni anlaşılmaya başlanmakta. Bir işlevi, dünyayı güneş rüzgarlarından (solar winds- güneşten açığa çıkarak uzaya yayılan iyonize parçaçıklar) korumak. Jeomanyetik alan, yalıtıcı bir görev görür ve potansiyel olarak tahrip edici parçacıkları etkisiz hale getirir ya da  yönlerini değiştirir. Bilim insanları, Mars’taki bu koruyucu alanın uzun zaman önce çökmesi ile atmosferinin büyük ölçüde delinip, ortadan kalktığı ve bundan dolayı da komşu gezegenimizin cansız, ölü bir çöl haline gelmiş olabileceğine inanmaktalar. Dolayısıyla, bu alan çok önemlidir.

Düşüncelerimiz, Hislerimiz, Bilincimiz bu Jeomanyetik alanı nasıl etkileyebiliyor?

Beynin çalışma şekli yüzünden etkileyebiliyor.

Yazar Neal Donald WalschDeğişim” adlı filmdeki bir röportajında şunları söylüyor: “İnsan beyni bir transformatör (dönüşütürücü) gibidir—bilinci, elektrik, manyetik gibi kullanabilir enerji türlerine çevirir ve bu kullanılabilir enerji formları dünyanın alanını etkilemektedir.”

Bugünlerde çok daha fazla sayıda beyin yayın yapmakta. Şu anda dünyada 7 milyardan fazla insan var. 2010 yılı civarında 7 milyarı geçtiğimiz tahmin ediliyor. 200 sene önce, insan nüfusunun sadece 1 milyar olacağı tahmin edilmişti. Dünya, 200 yüzyıl içinde (jeolojik açıdan bakarsak bu süre bir göz kırpması kadar kadarki süre) çok büyük bir değişim yaşadı. Milâttan sonraki ilk yıla gidersek, global nüfusun 100 milyon civarında olduğunu görürüz ve insan nüfusu o yıldan bu zamana kadar kabaca 70 kat artmış ve bu büyümenin %85’inden fazlası da bu zaman sürecinin son onda birinde olmuş.

Ayrıca, olay, sadece daha fazla beyinin yayın yapması olayı da değil, bir de bu yayın yapan beyinlerin faaliyetlerinin senkronize olma potansiyelleri de artmakta ve tabii ki sonuçta da katlanarak artan daha güçlü bir etki mevcut.

Hiç kuru bir yaprak üzerine güneş ışığını odaklamak için bir büyüteç kullandınız mı? Biraz sabırla,başka hiç bir şey olmadan, odaklanmış güneş ışığı ile kuru yaprağı tutuşturabilirsiniz. Ancak, kilit nokta; odaklanmayı tek bir noktada sabitlemek…

Son yıllarda, insan bilincinin enerjisi, anlık iteşim büyüteçi ile odaklanmıştır. Televizyon ve telefonlar iletişim kurma yeteneğimizi artırmıştır. Ancak, kollektif bilinci gerçekten de mümkün kılan şey internettir ve bu da son zamanlarda oldu.

1993 yılında internet,iki yönlü telekomünikasyon şebekeleri vasıtasıyla yayılan tüm enformasyonun sadece %1’ini temsil etmekteydi. 2000 yılı iltibariyle, bu %51’e çıktı ve 2007’den itibaren de  telekomünikasyon bilgilerinin %97’den fazlası internet vasıtası ile yayılmakta.1 milyardan fazla kişinin internete günlük erişimi olduğu tahmin edilmekte.

Ancak, bireysel tercihin gücü nasıl artmakta?

Bazı kişilerin, daha yüksek bilinç olarak adlandırdıkları; kabul, sevgi, sevinç, barış şeklindeki olumlu tercihler, olumsuz ya da düşük bilinçli tercihlerden daha güçlüdür.

Olumlu bir tercih yaptığınızda gücünüz artar. Örneğin; Japon bilim insanı Masaru Emoto tarafından “Suyun Gizli Mesaj” adlı kitabında yazdıklarına bir bakın. Emoto ve ekibi, donmuş su kristallerini fotoraflarlar ve olumlu mesajlarla (sözler, düşünceler, hisler) bombardımana tutulan suyun, karmaşık ve güzel kristal yapılar sergilediklerini keşfederler. Olumsuz bilgi bombardımanına tutulan su ise gelişigüzel ve bozuk, karmakarışık kristal yapılar sergilerler. İnsan bedeninin ve dünyanın kendisinin de büyük oranda sudan oluştuğu düşünülürse, bilincin, yaşamın fiziki yapılarının güçlenmesinin ve düzenlemesinin belirlenmesinde önemli bir rol oynadığı kuvvetle muhtemeldir.

Bu sadece olumsuz mesajlardan daha çok olumlu mesaja sahip olma olayı değil, ayrıca, olumlu mesajların örgütleme, düzenleme gücünün, olumsuz olanların tahrip edici gücüden katlanarak artan bir şekilde daha fazla olması olayıdır.

Güce Karşı Kuvvet” adlı kitabında Hawkins, aydınlanmış, yüksek bir bilince (bilinç seviyesi 1.000 olan) sahip olan bir kişinin, aslında tüm insanlığın kollektif olumsuzluğunu tamamen dengeleyebileceğini öne sürmekte. Olumlu seçeneğiniz, çok sayıda olumsuz seçenekleri telafi edebilir.

Bu da bizi “seçme gücü”ne geri getiriyor. Portal-kapı açık.Veriler muazzam bir oranda ve süratte yükleniyor. Eğer inandığınız bir şey varsa, işte şimdi bunu paylaşmanın tam zamanı. Olumlu seçimlerin diğerlerini yükseltmek, canladırmak gibi muazzam bir gücü var. Tek bir olumlu seçim, viral gibi tüm gezegeni etkileme gücüne sahip.

Tüm zamanların en çok izlenen YouTube videosu olan Psy’nin “Gamgam Stili, iki yıldan bir az daha fazla bir zaman içinde 2 milyar görüntülemeye sahip oldu. Facebook, şu anki toplam kullanıcı sayısının 1.1 milyardan fazla olduğunu açıkladı.Olumlu seçimimiz ve içerdiği tüm güç, insanlara daha önce hiç olmadığı kadar ulaşma potansiyeline sahip.

Sürekli olarak kaygı, hayal kırıklığı ve yalnızlık dalgaları ile bombardımana tutulan dünyanın jeomanyetik alanı nasıl görünür? Doğal sistemlerin yapısı bozulur mu? Hava kalıpları, biyolojik döngüler ve kimyasal reaksiyonlar daha mı az stabil-istikrarlı olurlar? Dünyayı zararları güneş rüzgarlarından koruyan jeomanyetik alan bozulur mu?…

Ve bunun tersine, insan bilincinin gücü, sevgi ve uyum frekansı ile titreşse, ne gibi bir etki yaratabilir? Dünyada henüz hiç görmediğimiz yüksek titreşimli, bir yaşam durumu olabilir, oluşabilir mi? Bu neye benzerdi?, Nasıl işlerdi?..

Bu gerçekliği yaratmak için her birimizin katılımı önemli. Bunu ne kadar çok düşünürsek, böyle hissedersek ve tasavvur edip, zihnimizde canlandırırsak, bilincimiz de o kadar çok olumlu enerjiye kanalize olur. Olumlu mesajlarla  bombardımana uğrayan su kristallerinde olduğu gibi, bizler de jeomanyetik alanda açığa çıkacak güzel karmaşık yapıları hayal etmekle başlayabiliriz. Öyleyse, gülümseyin ve derin bir nefes alın. Sonuçta, mavikopya,model (blueprint), beyniniz tarafından üretilen şeyden yüklenerek oluşmaktadır.

Çeviren: AylinEr
http://brainworldmagazine.com/human-consciousness-global-brain/

Check Also

Robert Lanza, Biocentrism, Biyo merkezcilik

Biyo merkezcilik, eski fiziği yeni biyolojiyle yenilemektir. Halen algılanan şeylerden bağımsız, var olan bir dış ...