Yaratılmış Evren -2-

Bu yazının videosu yenilenmek için hazırlanmaktadır.

Çeviri: Hülya Altınkaya
Hazırlayan: Hakan Çakmak

Şimdi uzayın daha derinlerine gideceğiz. Orion kuşağına doğru birkaç yüz ışık yılı. Yolculuğumuz sırasında
bu yıldızlara olan şaşırtıcı uzaklık hakkında bir fikrimiz oluşuyor. Hyades Yıldız Kümesi sağımızda görünüyor. Orion’un parlak yıldızlarından en yakını olan Bellatrix’i geçiyoruz.

Sırada Betelgeuse, sahneye doğru yavaşça ilerliyor. Sayısız, sönmüş yıldızlar sürekli olarak görüş alanımıza giriyor. Hızımızın artmasıyla Rigel ve Saiph’i geçiyoruz. Sonunda, Orion kuşağının en yakın yıldızlarına
ulaşıyoruz. Uzayın içine 5 milyon milyar mil yol aldık.

Tekrar Güneş sistemimize doğru göz atıyoruz. İşte burada yer alıyor. Güneş bu mesafeden teleskopsuz görülemiyor. Bütün Güneş Sistemimizin görünmez bir noktaya indirgenmiş olduğunu düşünmek aciz
bırakan bir deneyim.

Takımyıldızlar bu mesafeden tamamen tanınmaz haldeler. Her ne kadar yıldızların çoğu görünüyor
olsa da mantıklı bir şekilde bağ oluşturmuyorlar.

Takımyıldızları Güneş sistemimizden göründüklerine göre tanımladığımız için eve giden yola işaret ediyorlar.
Ve geri Güneş’e doğru yol aldığımızda eski bilindik hallerine dönüyorlar.

Gezegenleri olan tek sistemin Güneş’imiz olmadığını şimdi biliyoruz. Astronomlar belirtilen yıldızların her birinin etrafında bir ya da daha fazla gezegen olduğunu saptadılar. Yüzlerce “Güneş dışı gezegen”in var olduğu
şimdi biliniyor ve sayısızının da uzayın derinliklerinde saptanmamış olduğu olası görünüyor.
Çoğu kez gezegenin kendisi doğrudan görünemiyor. Bağlı olduğu merkez yıldızın yoğun ışığında kayboluyor.

Astronomlar gezegen yerçekiminin neden olduğu, yıldızın hafif yalpalamasını ölçebiliyorlar, bu teknik
bize gezegenin yörüngesini ne kadar zamanda tamamladığı ve kütlesi hakkında bilgi veriyor.
Kimi ender vakalarda Dünya’dan göründüğü üzere gezegen doğrudan yıldızının önünden geçiyor.

V376 Pegasi yıldızının tam tamamına her 3.52 günde diski ile kesişen bir gezegeni var.
Astronomlar yıldızların parlaklığının azalışını ölçerek gezegenin boyutunu tahmin edebiliyorlar.
Tabi bu teknik sadece bize yakın olan az miktardaki yıldız sistemleri için geçerli.
Bu gezegen Jüpiter’den daha büyük ama yörüngesi yıldızına Dünya’nın Güneş’e olan yakınlığından 20 kat
daha yakın. Hot Jupiter diye bilinen bu gezegen din dışı gezegen oluşum modelleri için ciddi bir sorun.
Bu senaryolara göre gaz devleri sadece ana yıldızlarından çok uzakta oluşabiliyordu oysa şuana
kadar saptanan Güneş dışı gezegenlerin büyük çoğunluğu Hot Jupiterler. Din dışı görüşler için
bu zor bir sorun ama İncil’deki yaratılışa göre değil. Bu tarz farklılıklar İncil’deki
Allah’tan bekleyebileceğimiz şeyler.

Bu Epsilon Andromeda Sistemi. 3 tane bilinen gezegeni var. Üçüde Jüpiter’den daha büyük ve yörüngeleri yıldızına fevkalade yakın. En içteki gezegeninin çapının Dünya’dan 20 daha büyük olduğu tahmin ediliyor.
Yıldıza olan yakınlığı sıcaklığının 1100 derece olmasına neden oluyor. Bugünkü teknolojiyle bu dünyaları doğrudan inceleyemediğimiz için neye benzedikleri hakkında sadece tahminde bulunabiliriz.
Ama onların zenginliğinin yaratıcısının azametini ortaya koyduğundan emin olabiliriz.

Yıldız ve gezegenlere ek olarak evrende “Bulutsu”lar (Nebula) da var. Bir Bulutsu hidrojen ve helyum gazlarından oluşmuş ve uzayda büyük bir alana yayılmış bir bulut. Çoğu Bulutsular çok sıcak oluyor ve çoğu zaman da
ışık saçıyor. Onlar Evrendeki en renkli objelerden. Kimi Bulutsular tek bir yıldızın gazından oluşmuş ve nispeten küçük. Birçoğunun yuvarlak olması ve gezegen gibi hareket etmesi nedeniyle bunlar “Gezegenimsi Bulutsu” olarak adlandırıldı. Gezegenimsi bulutsular oldukça sakinler, diğer Bulutsular çok daha büyükler ve çok ışık yılı harcıyorlar. Bu hayret verici yaratılışlara haklı olarak ”Allah’ın Sanat Eseri” diyebiliriz.

Yaz Akşamları Gökyüzü “Küresel Yıldız Kümesi” adında bir takım başka objeleri de barındırıyor. Çıplak gözle görülemeyecek kadar sönükler ama monokular ve küçük teleskoplarla rahatlıkla görülebilirler.

M4 küresel yıldız kümesi, kızıl yıldız Antares’in hemen sağ tarafında bulunuyor. M4 monukular ile sönük, belirsiz bir leke gibi görünüyor. Oysa bir teleskop bunun binlerce yıldızın oluşturduğu müşterek bir ışık olduğunu gözler önüne seriyor. Bu bizim şuana kadar ziyaret ettiğimiz en uzak obje. M4 Dünyadan 7.000 ışık yılı yani 40 milyon milyar mil mesafede.

Bu küresel yıldız kümesi tahminen yüz bin yıldızdan oluşmasına rağmen bir ucundan diğer ucuna sadece 15 ışık yılı. Bu inanılmaz yoğun yıldız alanı muhteşem bir görüntü. M4 sayısız yıldızlara ek olarak ayrıca “Pulsar” adında garip bir objeyi de içeriyor. Pulsarların parçalanan bir yıldızın merkezinin çökmesi sonucu oluştuğu düşünülüyor. Yıldızların manyetik kutuplarından güçlü radyasyon yapılar yayılıyor.

Görüş alanımızdan bir yapı süratle geçtiğinde parlak bir ışıltı algılarız oysa Güneş sistemimiz radyasyon yapılarla aynı yörüngede birleşmeseydi bu pulsarları keşfedemeyecektik. Astronomlar pulsarların tam zamanlamasını ölçerek bir gezegenin bu pulsarın bir çevresinde döndüğünü keşfettiler.

Bütün Güneş dışı gezegenlerde olduğu gibi bu gezegenin de nasıl oluştuğunu sadece tahmin edebiliriz. Görüntü bu dünyadan kesinlikle nefes kesici olmalı diğer taraftan bu parlak yıldız alanının arkasını görebilmek de zor olmalı. Eğer bir küresel yıldız kümesinde yaşasaydık arkasındaki büyük evrenden haberimiz olmayabilirdi. M4 galaksimize ait olan yüzlerce küresel yıldız kümesinden sadece bir tanesi.

Bu bizim galaksimiz “Samanyolu”. Bir ucundan diğer ucuna 8.000 ışık yılı ve 100 milyardan fazla yıldız içeriyor! Samanyolu bir “Sarmal galaksi”. En parlak yıldızlar diski çevreleyen kollar şeklinde yoğunlaşmış. Güneş sistemimiz bu diskin içerisinde olduğu için gece gökyüzünde Samanyolunu bulutlu bir kuşak gibi görüyoruz. Hiçbir insan ya da uzay aracı galaksimizi burada gösterildiği gibi dışarıdan görmedi.
Galaksimizin ne kadar büyük olduğunu havsalarımızın alması zor.

Güneş sistemimiz burada yer alıyor. Aslında M4 dışında ziyaret ettiğimiz bütün yıldız ve gezegenler bu küçük içinde. Samanyolu Allah’ın kudretinin olağanüstü bir kanıtı. Bundan daha da şaşırtıcı olan galaksimiz milyarlarcasından sadece bir tanesi. Bu yoğun bulutlardan her bir tanesi bir galaksi.

Check Also

interconnected bölüm 1 – Mikrobiyom – 2/2