Gelecek Uygarlık Hakkında

Bu yazının videosu yenilenmek için hazırlanmaktadır.

Çeviri: Hülya Altınkaya
Hazırlayan: Hakan Çakmak

Biz fizikçiler uzayda yaşam var mı diye baktığımızda küçük yeşil adamlar aramıyoruz. Tip-1, Tip-2 ve Tip-3 uygarlıkları arıyoruz. Tip1 uygarlığı gezegenin gücünü kullanarak depremleri, iklimi, yanardağları kontrol
ediyor, sahil kıyısındaki şehirleri. Gezengesel olan herşeyi kontrol ediyorlar.

Tip-2 uygarlığı yıldızlarla ilgili. Gezegenin gücünü tüketmiş ve enerjileri doğrudan ana yıldızlarından alıyorlar.
Bir hafta sonu güneşte yanmıyor, güneş patlamalarını kullanıyorlar, devasa mekanizmalarına enerji
sağlamak için güneşin kendi gücünü kullanıyorlar. Nihayetinde bir yıldızın gücünü tükettikten
sonra galaksilere yöneliyorlar. Bir galaksideki milyarlarca yıldızın gücünü kullanıyorlar.

Örnek olarak “Buck Rogers” Tip-1 Uygarlığına karşılık geliyor, bir gezegen uygarlığı. İki yıldız sistemini kolonileştirmiş olan “Star Trek ve Gezegenler Federasyonu” Tip-2 Uygarlığına karşılık gelir ve
Star Wars İmparatorluğu bir Tip3 uygarlığına karşılık gelir.

Şimdi, bu skalada biz neyiz? Tip-0. Skalada yer almıyoruz bile. Biz enerjimizi, yıldız ya da galaksilerden değil, ölü bitkilerden; petrol ve kömürden alıyoruz. Ama ne zaman Tip-1 statüsüne yükselebileceğimizi hesaplayabiliriz. Yaklaşık olarak 100 sene içinde. Gazeteyi her okuduğumda Tip-0 dan Tip-1
olan tarihi geçişin kanıtlarını görüyorum. İnsan neslinin tarihindeki en önemli çağda yaşadığım için
ayrıcalıklıyım da. Tip-0 dan Tip-1 geçiş. Gazeteyi okuyorum ve her yerde bunun kanıtlarını görüyorum.

Avrupa Birliği nedir? Avrupa Birliği NAFTA’ya yani ABD, Kanada ve Meksika karşı kuruldu. Peki neden? Çünkü Tip1 ekonomisinin başlangıçlarını görüyoruz. Devasa gezegen ticari blokları Tip1
ekonomisinin başlangıçları. Peki, bu Tip1 ekonomisi hangi dili konuşacak?

Dünyanın neresine gidersem gideyim bütün elit kesimin ikinci dil olarak İngilizce konuştuğunu görüyorum. Gelecekte Dünya’mız da böyle olacak, herkes kendi ana dilini konuşacak ama buna ilaveten bir
Tip-1 dili olacak, muhtemelen İngilizce.

Ayrıca bir Tip-1 kültürü ve Tip-1 politika sistemi dahi olacak. Dünya’nın neresine giderseniz gidin ve her insan tarafından anında tanınabilir iki kişinin resmini gösterin. Madonna ve Arnold Schwarzenegger.
Başka bir deyişle Hollywood filmleri, Rock’n Roll, rap müziği, blucinlerden bahsediyoruz.
Bu Dünya’nın gezegensel kültürü olacak.

İnternet nedir? İnternet Tip1 telefon sisteminin başlangıcı. Hepsi bu. Ve böylece bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçişi. Kimileri bunu istemiyorlar. Bu geçişten korkuyorlar çünkü birçok kültürü
tolere eden bir gezegensel uygarlığa geçiş. Bunlar teröristler. İçten içe korkuyorlar çünkü yeni bir
gezegensel uygarlığın doğuşuna tanık olduklarını biliyorlar ve teröristler bunla hiçbir ilişkisi olsun istemiyorlar.

Bu geçiş aynı zamanda en önemlisi çünkü başarıp başaramayacağımızı bilmiyoruz. Uzaya baktığımızda Tip-1, Tip-2 ve Tip-3 dair hiçbir kanıt göremiyoruz. Hiçbir kanıt. Matematikçiler galakside binlerce Tip-1, Tip-2
ve Tip-3 uygarlıkları olması gerektiğini söylüyorlar ama hiçbir kanıt göremiyoruz. Peki neden?

Çünkü Tip-0 dan Tip-1 tüm geçişler arasında en tehlikeli olanı. Başaramayabiliriz. Zamana karşı bir yarış. Bir tarafta sorgulama gücü, hoşgörü gücü ve gözümüzün önünde beliren çok kültürlü fabrikalar. Diğer tarafta
kitle imha silahları, biyolojik savaş, nükleer savaş ayrıca uluslar arası terörizmin yükselişi. Bunlar Tip1
uygarlığına ulaşabilmek için engel. Başka bir deyişle belki de uzayda bunu başaramadılar.

Eğer bir gün uzay gemileriz olur ve diğer yıldız sistemlerini ziyaret edersek belki de atmosferleri radyasyona maruz kalmış ya da yaşama imkan vermeyecek kadar sıcak atmosferleri olan gezegenler keşfedeceğiz.
Çünkü Tip-0 den Tip-1 olan geçişi gerçekleştiremedikler.

Tip-2 olduğunuz takdirde ölümsüzsünüz. Bilimsel olarak tespit edilen hiçbir şey bir Tip-2 uygarlığını yok edemez. Bir süpernova dahi bir Tip-2 uygarlığını yok edemez buna rağmen ana gezegeninin yerini
değiştirebilir ya da en basiti nükleer patlamaları durdurabilir ve uygarlık galaktikleştiği
zaman galaksinin kaderini kontrolü altına alabilir.

Eğer Tip-3 iseniz bir galaksiyi keşfetmek için “kaptan Kirk”i bir yıldız sisteminden diğerine sektirecek bir
geziye göndererek bunu yapamazsınız. Bu şekilde Samanyolu galaksisini keşfetmek milyonlarca yıl alır.

Bunu yapabilmenin yolu bir robot oluşturmak ve robotun Ay’a inmesini sağlamak. Robot Ay’da bir fabrika oluşturur, burada kendisinin milyonlarca kopyasını yapar ve bunları diğer aylara gönderir ve bu robotların
her biri yeni bir fabrika oluşturur. Bir robotla başlayıp, bir milyon ve sonra bir milyon milyon ve
daha sonra bir milyon milyon milyon robotun olur. Bu robotlardan trilyonlarca içeren ve
ışık hızıyla genişleyen bir küre oluncaya kadar.

Ay’a inerler ve Tip-0 uygarlığının Tip-1 dönüşmesini beklerlerdi. Şimdi, bunu daha önceden nerede gördünüz? Bu “2001” filminin ana konusu. 2001 filmi belki de Tip-0 in Tip-3 uygarlığıyla karşılaşmasını en gerçekçi
biçimde sahneleyen film. Şimdi, filmin başında Stanley Kubrick bir çok önde gelen astronom ve biliminsanlarıyla röportaj yapıyor ve senaryoyu naklediyor ama bir galaksiyi kolonize etmenin
en iyi yolu aya robot indirerek orada bir fabrika kurmasını sağlamak ve böylece fırlatılarak
diğer ayları kolonize edebilirler. Ama son anda Stanley Kubrick filminin ilk beş dakikasını
kesip çıkardı ve film süper mistik oldu. Bir daha ki sefere filmi seyrettiğinizde Ay’daki monolitin belki de herhangi bir Tip-3 uygarlığın bizim Tip-0 uygalığımızın Tip-1 geçiş yapmasını bekleyişi olarak anlayın.

Bu tarz bir monoliti tespit edecek işleyen bir ay üssümüzün olması için ne kadar zaman geçmesi gerekebilir? Belki de 100 yıl. Yani, tekrarla şuan yaşayan nesil ve bizim torunlarımız şu ana kadar yeryüzünde
yaşayan en önemli nesil. Tip0 den Tip1 geçiş yapacak ya da kibrimiz ve silahlarımız
yüzünden kendimizi harap edeceğimizi belirleyecek nesilleriz.

Check Also

Stephan Hawking – Özgür İrade var mı?