Ölümden Sonra Hayat ?

Fizikçiler ölümün bir dünyadan diğerine aktarılan kuantum bilgi transferi olduğu görüşünde..

Bilim adamları hala gerçekte bilincin ne olduğu tartışıyor. Arizona Üniversitesi’nden Stuart Hameroff ve İngiliz fizikçi Sir Roger Penrose ise kuantum düzeyde saklanan bilgiler olduğu sonucunda. Penrose ve ekibi atom altı seviyede depolanan bilgilerin (insan hücrelerinin yapısal bir bileşeni olan kuantum bilgisini) protein bazlı mikrotüplerin taşıdığına dair kanıtlar buldular.

Penrose kişi geçici olarak ölürse, bu kuantum bilgisinin mikrotüplerden evrene yayıldığını iddia ediyor. Bununla birlikte, eğer yeniden canlandırılabilirlerse, kuantum bilgisi tekrar mikrotüplere kanalize edilir ve bu “ölüme yakın deneyim” olarak tanımlanmaktadır. Eğer hasta ölürse ve hayata döndürülemezse bu kuantum bilgisinin beden dışında, belki de süresiz olarak bir ruh olarak varlığını sürdürebilmesi mümkündür görüşünde.

Münih’teki Max Planck Fizik Enstitüsünden araştırmacılar, yaşadığımız fiziksel evrenin yalnızca bizim algımızdan ibaret olduğu ve fiziksel bedenlerimiz öldüğü zaman, ötesinde sonsuzluk olduğu konusunda Penrose’la aynı fikirdeler. Bazıları ise bilincin ölümden sonra paralel evrenlere gittiğine inanıyor.

Ötesi, çok daha büyük olan sonsuz bir gerçekliktir kökleri bu dünyaya dayanan. Bu durumda, bu varoluş düzlemindeki yaşamlarımız dünya hayatı sonrası yaşamımız tarafından zaten kuşatılmış durumda .Beden ölür ama ruhun bulunduğu kuantum alanı devam eder ki bu şekilde ben ölümsüzüm.”

Biyo-Centrisim Ötesinde: Zaman, Mekan, Bilinç ve Ölüm Yanılsamasını Yeniden Düşünmek” adlı eserinde Robert Lanza ruhun varlığını sorguluyor. Yeni bilimsel teoriye ölümsüz ve zamanın dışında varlıklarız. Bio-Centrisim’e göre uzay ve zaman düşündüğümüz gibi sert ve elle tutulur nesneler değil. Ölümün zamansız, boşluksuz bir dünyada yeri yok. Yeni bilimsel teorisine göre ölümün, düşündüğümüz gibi son olmadığını gösteriyor. “Sonsuz sayıda evrenler var ve bu evrenlerde her şey olabilir. Ölüm, bu senaryolarda gerçek anlamda mevcut değildir. Tüm olası evrenler, eşzamanlı olarak bir diğerinde olandan bağımsız olarak var olurlar. Bireysel bedenler kendi kendini yok etmeye mahkum edilmekle birlikte, canlılık hissi – “Ben kimim?” sorusunun cevabı beyinde çalışan 20 watt’lık bir enerji çeşmesidir. Fakat bu enerji ölümle birlikte kaybolmaz. Bilimin en kesin aksiyomlarından biri, enerjinin asla ölmemesidir; ne yaratılabilir ne de imha edilebilir. Fakat bu enerji bir dünyadan diğerine aktarılabilir mi? ”

Çeviren : Esra GEREDELİ
https://science-andinfo.blogspot.com/2017/10/life-after-death-physicists-says-its.html?m=1

Check Also

Hastalığın ve Şişmanlığın Ardındaki Gerçekler