Hayat bir rüyadır, ölünce uyanırız. – Rainn & Deepak

(Rainn, Deepak’la derin konulara giriyor ve daha sonra da onun üzerine oturuyor– “Metafiziksel Milkshake”)

Kamyonete bin Chopra! Yerleş! Hadi gidelim, zaman paradır!
Deepek mi, yoksa Deepak mı?
Deep-ak.

Deep-ak, derin! Benim fikrime göre “derin bir şeyler”, senin için daha güzel bir isim olurdu!  Heavy metal orkestran var mı?
Bu, “derin bir şeyler” olurdu…

Evet, fena değil!
Chop-ra, görüyorsun, “Derin bir şeyler-Chopra”…

Chopra… Eğer Oprah benimle evli olsaydı, “Oprah Chopra” olabilirdi.
Seninle evlenmeli, neyi kaçırdığını bilmiyor!
Teklif ettim ama ümit yok.

Blake Griffin, sadece topu önerdi. Kamyonetin arkası için, diyelim ki  70’lerin Scooby Doo türü seçilmiş
bir film için ne önerirdin?

Aslına bakarsak, Samanyolu galaksisi için bir yıldızı atlamayı ve daha sonra da Andromeda’nın ötesini, 70 milyon
ışık yılı uzaklıktaki kozmik ufuğa doğru, galaksilerin uzayı parçalara ayıran kara enerji yüzünden bilinmeze
doğru döndükleri, fakat ışığın hızından daha hızlı oldukları yeri önerirdim.

Kara enerji, uzayı parçalara mı ayırıyor???
Evet.
Bunu unutmam mı gerekiyor?
Hayır.
Sen kimsin?

Senin gibi bilinçlenen, ışık yayan, parıldayan kitle varlığım. Ve biz, sohbet eden 2 tane parıldayan kitleyiz.
Fakat, bu sadece uzay-zaman olayı. Gerçek tabiatımız uzay ve zamanın ötesinde…
Ne olarak adlandırdın, ışık yayan, parıldayan kitle varlık mı???

Özfarkındalıkla…
Özfarkındalıkla parıldayan kitle varlık mıyım???
Öylesin!
Bu müthiş!

Evet, sen “kendini seyreden” evrensin!
Ben evrenim!!!
Öylesin!

Vay be, bu harika! Bu, şimdiye kadar birinin bana söylediği en hoş şey! Ve bu, ne olduğumuzun gerçek doğası mı?
Bunu “ruh” olarak adlandırır mısın?

Evet, anladın. Bu, ruhun sahip olduğu bir rüya… Şu anda, birbirimizin rüyasındayız. Pek çok insan, düşünce dünyasında
yaşar ve düşünce de ya geçmiş ya da gelecek üzerinedir. Bundan dolayı, aslında düşünceler arasında hiç boşluk
yoktur. Eğer o boşluğun içine girebilseydiniz, bu ait olduğunuz herhangi bir yer olurdu.

Düşünceler arasındaki boşlukta??? Bu röportaj esnasında, düşünceler arasındaki boşlukta olmaya çalışıyorum???

Evet. Eğer boşluk sona ererse…
Ne? Herhangi bir şey yapabilir miyim?
Bak, işte problem bu, sen hiçbirşey yapmak zorunda değilsin. Eğer bunu yaparsan, bu alandan çıkarsın.
Oh, lanet olsun!

Gerçi kozmik düşünceler arasındaki boşluk; senin gerçekten ne olduğun bölgesel olmayan (non-local) zihine
penceredir, koridordur, dönüşümsel girdaptır (vortekstir).

Peygamber Muhammed bir hadisinde şöyle demiştir: “Hayat bir rüyadır ve ölünce uyanırız.”
Bu doğru, fakat istesek onu uyandırabilirdik ve bu, şu anda öyle.
Tamam, hadi uyandıralım!
Tüm yapman gereken, sadece “olmak”! Zihinsel olarak kendine şöyle de: Merhaba…
Merhaba…
Zihinsel olarak…
Merhaba…
Zihinsel olarak!!!
Özür dilerim, içimde tutamıyorum!
Tamam demek ki, doğru şeyi hissettin!

Manevi lider, manevi düşünür olarak tanınıyorsun, fakat bir bilim adamı olarak başladın. Bu dönüşüm,
Hindistan’daki ve Birleşik Devletler’deki Tıp öğrencisinde nasıl meydana geldi?

Sabrı göz önüne almaya başladığım zaman, farkettim ki, aynı hastalığa sahip, aynı doktora, aynı tedaviye sahip iki insan olabilir.

Fakat, tamamen farklı sonuçlarınız olabilir. Bundan dolayı, farkına vardım ki, bedene bir makina gibi davranan
bilimdeki mekaniksel ürün yaklaşımımız gerçekten hatasız değil!

Pek çok insan “Tanrıya inanmıyorum, bilime inanıyorum” diyor. Bunu nasıl cevaplandırırsın?

Tanrı; fizik, kimya, matematik ve kuantum mekaniktir, hepsi bir aradadır. Diyelim hayat biyolojidir, öyle değil mi?
Katılıyor musun? Biyoloji, biyokimyadır.

Doğru.
Biyokimya, kimyadır. Kimya, fiziktir. Fizik, kuantum mekaniktir. Kuantum mekanik, matematiktir. Ve matematik, bilinçtir.
O, ölümsüz akıldır. “Biz, Tanrı’nın nanoteknoloji uygulamasındaki hayaliyiz.”

Sen gerçekten de derin bir düşünürsün! Mutluluğu on veya daha az kelimeyle tarif edebilir misin?
Mutluluk, “ilahi tatminsizlik”tir.
İlahi tatminsizlik” mi mutluluktur?

Evet, o yaratıcı dürtüdür (impalstır) çünkü eğer tamamen mutlu olsaydınız, saf mutlulukla dolu olsanız, o zaman yapacak
hiçbirşey olmazdı. Hiç bitmeyen bir güçsüzlüğe mahkum olurdunuz. Yaratıcı impalsınızda birazcık
tatminsizliğiniz oldukça mutlusunuzdur.

Ve bu da, ilahiliğin ne olduğu…
O, yaratıcılıktan ibaret.
Çünkü Tanrı; yaratıcıdır…
Bunu çok iyi söyledin.
O, oluşumlardır. Yaratmaya başladığında, bir kitap yazmaya başladığın zaman…

Bu, işte!
Tuhaf bir karakteri oynadığım zaman…
Bu, işte!
Ya da kamyonetin arkasında biriyle röportaj yaptığım zaman…
O zaman Tanrı’yla bağlantıda oluyorsun.
O zaman orada olan Tanrı’yı açığa çıkarıyorum.
Evet, bu Tanrı’nın sendeki yaratıcı impalsı, evet. Kesinlikle haklısın.

Youtube sözleri: Deepak, mutluluğu 4 kelimeyle tanımladı. Mutluluk; ilahi tatminsizliktir. Bunu gerçekten yapabilirsiniz,
ilahi tatminsizlik”. Siz de deneyin. Aşağıdaki yorum bölümünde, mutluluğu 10 kelime veya daha azıyla tanımlayın.
Gerçekten kolay, deneyin. Hadi görelim, hepsini okuyacağım. Tamam mı? Başlamaya hazırım. Seninle güreş tutabilir miyim?

Ne istersen onu yapabilirsin.
Tamamdır, Deepak Chopra’nın üzerinde oturuyorum!

Ben aşığım, savaşçı değil!

Check Also

Yenilen – Charles Bukowski

Yenilen ve sonra yeniden yenilen, aynı gölette yüzme. Yenilen ve sonra yeniden yenilen, Sıradanlığın kıskacından ...