Astrolog Joni Patry’nin 2016 Ağustos Ayı Astroloji Yorumundan (Video) Derleme:

 

Bu ay, Mars ve Satürn 24 Ağustos tarihinde kavuşumda olacak. Bu yüzden bu ay özellikle dünyadaki olaylar açısından çok önemli bir ay olacak.

Satürn ve Mars 15 derece Akrepte kavuşumda olacak. Sabit yıldızlardan Antares yıldızı ile de çok yakın bir kavuşum (16.dereceden) halinde.

Bu kavuşum, 1 Eylül’deki Güneş Tutulması ile kare açı yapıyor ya da şöyle de diyebiliriz: bu kavuşum, güneş tutulmasının orta noktasında, göbeğinde yer alıyor. 1 Eylüldeki güneş tutulması aslanda olucak ve aslanın karşısında ise 15 derecede kova mevcut. Dolayısıyla, orta noktasında Mars-Satürn kavuşumunu da içeren T kare açıya sahip oluyoruz. Bu, “aşırı derecede şiddet”i işaret eden bir durum yaratabiliyor ve bilmediğimiz şeyleri açığa çıkartan durumları beraberinde getiriyor. Özellikle dünya liderlerini ilgilendiren çok fazla gerçek de ortaya dökülecek ve bu da çok büyük bir devrimin ve patlamaların oluşmasına neden olabilir.

 18 Ağustos’da bir ay tutulması oluyor. Ay tutulaması esnasında ortalığın sallanmaya başladığını fark edeceksiniz. Bu ay tutulması ile gelecek güneş tutulması arasındaki devre ve hatta güneş tutulmasından sonraki devrenin içerdiği zaman dilimi içinde çok fazla etkilerin bu aya yayıldığını ve “şiddet”i işaret ediyor.  Farkındalık alanımıza daha önce hiç açığa çıkmadığı kadar açığa çıkan şeyler olacak. Neptün “Büyük Çözücü” denir. Bu büyük T kare açıda Neptün yer aldığına göre bu dünyada patlayan, büyük oluşturan bir şekilde  gerçekleri açığa çıkarma etkisi yaratacaktır. Ayrıca çok kuvvetli fırtınalar, depremler gibi doğal afetlerle de karşı karşıya kalabiliriz. Bunun gezegende olup bitenle ilgili duygusal bir çekimi, harekete geçirme noktası olduğunu da düşünüyorum.

Geçen Ay, herşeyi alt üst eden darbe girişiminden önce tüm gözlerin “Türkiye” üzerinde olması gerektiğini söylemiştim. Türkiye’nin haritasına baktığımızda bunun sadece bir başlangıç olduğunu görüyoruz. Tansiyon daha da artıcak. Ancak sonunda tüm bu olanlardan iyi bir şeyler ortaya çıkacak. Bunu kısa bir zaman içinde görmeyebiliriz ama daha sonraki zamanlarda göreceğiz.

Türkiye, bu dünyada spiritüalitenin-maneviyatın merkez noktasında. Başka yerler de olduğunu düşünebilirsiniz, ancak burası herşeyin geliştiği yer. Burası ne olduğunun ve gerçeklerin ortaya çıkması açısından önemli bir yer. Ben biliyorum ve inanıyorum ki nerede en büyük ışık varsa orada en büyük karanlık da mevcuttur ve hem ışık-nur hem de karanlık işte burada Türkiye’de çarpışıyor.

 Ankara ve etrafının Jeodezik haritasını çıkardığımızda, Mars, Satürn tam Ankara’nın üzerinden geçmekte. Bu da çok büyük şeylerin başkentte ve tabii ki İstanbul’da da olacağını gösteriyor. Bu ülke çok çarpıcı bir şekilde değişecek.

 Bilmenizi isterim ki, dünyaya gelmiş en güzel insanlardan, velilerden biri olan Mevlana Hazretleri Türkiye’de yaşamıştır.  Hakikat aşkı geliştirir ve yapılan çalışmalar ve ibadetler egoya hükmetmek içindir ve böylelikle kemâle erilir. Bu yüzden bu öğretide olanlar, dünyaya ve tüm yaratılmışlara ayrımcılık yapmadan (ırk, sınıf ayrımı olmaksızın) hizmet etmeye inanırlar. İşte bu çok ilahi bir öğreti ve orada olan şey işin “öz”ü. Sizin düşündüğünüz şey değil! Öfke, nefret, parçalanma değil!Ama bu öfke, orada mevcut olan  aşırı derecedeki güzel ışık içine doğru çekiliyor, ışık emiyor… ve ben inanıyorum ki; tüm bu olanlar vesilesi ile bu güzel ülke Türkiye’den insanlık için en büyük öğreti ve spiritüalite-maneviyat açığa çıkacak.

Hepimizi biliyoruz ki; gücü elinde tutan ve medyayı da kontrol eden dünya üzerinde insanlar var ama gerçekler ortaya çıkacak. Bildiğimizi düşündüğümüz herşeyin belki de yanlış olduğu ortaya çıkacak. Neptün, “çözücü”, Satürn, “gerçekler”i sembolize eder ve bunlar arasındaki açı da bu söylediğimi oluşturabilmekte. Uzun süredir, aldanma ve kandırılma durumundaydık, artık gerçekler su yüzüne çıkıyor.

Ayrıca, Neptün, petrolü kontrol eder, Satürn ise ham petrol kontrol eder. Dolayısıyla, bu Satürn- Neptün sert açısı, derinde nelerin olup bittiğini öğrenmenize de sebep olabilir. Petrol açısından geçmişe doğru baktığınızda, bu aşırı derecede şiddetli olan savaşların merkezinde Orta Doğu, İngiltere, Amerikayı görüyoruz.

Bu ayki ay tutulması ve 1 Eylül’deki güneş tutulması arasındaki süre içerisinde birşey iyice açığa çıkabilir, çıkması gerekebilir, o da: “GERÇEK!”

 Tutulmalar sırasında, karanlıktan büyük sırlar açığa çıkar. Gerçek açığa çıkacaktır ama ben sizden bir adım derine inmenizi istiyorum. Çünkü, dışarda olan herşeyin içimizde yansıması vardır. Dışarda olan tüm bu politik dünyanın ve oluşumların sizin içinizde olan şeylerle bağlantısına bakın, çünkü bir şekilde bunlar bizden açığa çıkmakta, bizlerin yarattıkları…

Bir adım daha ileri gitmenizi ve kendinize dönüp bakmanızı istiyorum. Sizden size bir şey açığa çıkabilir. Eğer içinize dönerseniz, size sır olan açığa çıkabilir, keşfedebilirsiniz; gelişmeniz için ihtiyacınız olan şey ne onu bu Ağustos ayında keşfedebilirsiniz. Bu da sizin yaşamınızı değiştirip, size şifalandırabilir.  Size bir ipucu vereyim: Bundan 18 yıl öncesine geri gidin; 1997-1998 yıllarına. Şuanda Ay düğümleri (Kuzey Ay Düğümü-Rahu ve Güney Ay Düğümü-Ketu) o zamanlar olduğu yerde. O zaman olan şeyler, şimdi bugün yaşamınızda şifalanması, iyileşmesi gerekenlerle bir paralellik taşıyabilir.

Ay düğümleri 18 sene de tüm Zodiak’ı dolaşıyor ve dolayısıyla her 18 senede bir yaşamımızda inanılmaz değişimler oluşuyor.

Bu güneş-ay tutulamaları, dünyadaki ikilik; kadın ve erkek, gece ve gündüz, karanlık ve aydınlıkları da işaret eder;insanlıktaki  dualiteyi… Bu ikileme “denge” getirmeliyiz. Çünkü, herşey denge ile alâkalı, ve herşey ortaya çıkacak.. Bu süre içinde kendi yaşamınıza bir bakın. Sır olan şeyi keşfedin, bu açığa çıkan şeyin ne olduğunu keşfedin bu şifalanmanız için çok önemli. Öyle ki, bu sırrı keşefdip, şifalandığınızda gerçekten de istediğiniz yaşamı yaşamaya başlayabilirsiniz. Öbür türlü, eğer karanlıkta kalırsanız, hiç bir zaman gelişemezsiniz. Yaşam, “gelişme” ile ilgilidir. Özellikle de “spiritüel-manevi anlamdaki gelişme” ile. Bu gelişme bizi farkındalık, bilinç ve anlayış noktasına getirir. İşte bu noktada bu devre bizim bunları gerçekleştirmemiz için büyük imkan sağlıyor.

 Dünyada olanlara bir bakın.. Bunlar sizdeki birşeylerin yansıması. Bu şekilde bir farkındalığa sahip olursanız, yaşamınızı da değiştirebilirsiniz.

Bu ayda maalesef çok fazla kaos, savaş ve terörizme karşı öfke görüceksiniz. Bu öfke, bunun kaynağı yine petrole dayalı ve petrole bağlı ülkelerle ilgili..

 13 Ağustos’da Satürn “station-durma” pozisyonunda. Station durumlarında herşey “ciddileşir”. Tıpkı uyarı ikazı, uyandırma alarmı gibidir. “DİKKAT ET!” der. Satürn station durumunda ve 15 derecede akrepte olması, bu zodiaktaki çok çok derin ve yoğun bir işareti gösterir.

24 Ağustos’da Mars ve Satürn kavuşumu var. Bu aşırı derecede şiddeti işaret etmekte. Kendinizi izleyin. Sizi ne kızdırıyor? Bu patlayabilir!

25-26 Ağustos ile birlikte, Mars 16 derecede sabit yıldız Antares (Savaş  yıldızı) ile kavuşumda olucak. Tüm dünayada herşeyin iyice kızıştığını ama özellikle Türkiye’de işlerin kızışacağını göreceksiniz.

 30 Ağustos’da Merkür Rötara giriyor. İletişim ile ilgili, teknolojik (internet…) işlerin aksadığını göreceğiz. Buna hazır olun. Merkür 14 derece Başakta. Başakta olması iletişim ve seyahat ile igili konuları ön plana çıkarır.

26 Ağustos ‘dan itibaren ay sonuna kadar, Jüpiter, Venüs,Merkür.. hepsi biraraya geliyor. Hepsi de Başakta. Bu devrede insanlar kendilerini ifade etme ihtiyacı içinde olacaklar. Edebiyatta, eğitimde, müzikte, yazıda, sanatta insanlar kendilerini ifade etmek isteyecekler. Çünkü, herşey çok yoğunlaşıp, tehlikeli bir hale gelecek ve insanlar da ifade etme isteği oluşucak. Bu devre 1960ları anımsatan bir devre. O devrede ben çocuktum ve o devrede dünya yönetiminde inanılmaz bozulmalar olmuştu. Bugün de olan bu. Aslında bu durum insanlığın hayrına olucak şeyler için, ilerde insanlığın gelişimi gerekli ve önemli. Bugün olan şey, gelecekteki değişim için olmak zorunda olan şeyler ki bunlar insanlığın iyiliği için, ilahi sebeplerden dolayı gerekli.

 Bu ayda Jüpiter de burç değiştiriyor. 11 Ağustos’da Jüpiter Başak burcuna giriyor ve Eylül 2017 yılına kadar da bu burçta kalacak. Başak, mahsüllerle, şifalarla, yiyecek, diyet, beslenme ilgilidir. Bu devrede tıp, ilaç tedavisinde devrim niteliğinde buluşlar olabilir. Ekonomide değişim olacağını düşünüyorum. Ekonomi düşüşse geçebilir. Temizlenecek çok şey olucak. Başak bir şeyleri tamir etme, onarma ile ilgilidir.

31 Ağustos’da transit Uranüs 29 derecesinde Balık burcunda geri hareket durumunda. 29 derecedeki bir su burcu, “herşeyin kontrolden çıkması”na işaret eder. Boğulacak gibi hissettirir, boğulacak gibi hissedebiliriz.  Çok büyük kaos ortamı oluşabilir, insanlar ne yapacaklarını bilemeyebilir. Ama, dünyadaki olan bitenlerden yola çıkıp, kendi içimize dönüp derinine, ne olup bittiğine bakıp, kendimizi şifalandırabiliriz.

Çeviren: AylinER
https://www.youtube.com/watch?v=h0iLehnQZu0

Check Also

Dini Günler 2017