Ne Mutlu

Hakikatinin, “Hakikat-i Muhammedî“, yani “Esma mertebesi” olduğuna “iman” etmişlere icerik_ahAminu B`illah” sırrına ermiş olan “Mümin” denir! Bunu yaşamanın (yakînin) ise üç aşaması vardır.

Denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem…” ancak yüzde dördünün farkında olduğumuz “semâ“nın açığa çıkanlarının ne kadarını anlatabilir!

Kim dışsallıktan arınıp içselliğinde Esmâ mertebesinin sonsuz sınırsız seyriyle yaşamak istiyorsa, kendisini dışsallıktan kurtarıp içselliğini yaşatacak çalışmalarda bulunsun ve asla hakikati yanı sıra dışsalı tanrı edinmesin!”(Femen kane yercuu likae rabbihi…)

Ahir zaman fitnesi olarak tanımlanan Deccaliyet, insanları içselliğine dönmekten alıkoyup, dışsallıkta tüketecek olandır.

İman” etmen istenen “Hakikatin“, içselliğinde, sen farkında olmasan da her an hüküm sürerken; dışsallıkiçinde yarın hiçbir anlam ve değeri olmayacak şeylere dönük yaşamanın sana kaybettireceği şeyin değerini hiç hayal bile edemezsin!

Dışsallığına dönük olarak tüm yaşamında en değerli olarak bulduğun her şey, içselliğin yanında, içselliğinin sahip olduğu değerler yanında hiçbir şey ifade etmez! Sen bir atom bombasını bir tek sineği öldürmek için harcayan kişi gibi yaşamına devam ediyorsun hakikatinden bîhaber olarak!

“Hakikat-i Muhammedî”Muhammed Mustafa sûretine bürünmüş olarak irsal olup; “iman“a davet etti insanları, kendi hakikatlerine! Bu gerçeğe “iman” edenler, “Mümin” oldu! Onların nurundan, cehennemin ateşi sönmeye yüz tuttu! Haykırdı cehennem, “Çabuk geç ey mümin, nurun ateşimi söndürüyor“!

Ne mutlu, hakikatleri olan “Muhammedî Hakikat“le “irsal olmuşluğu” yaşayan “mukarrebîn“e!.. “Velî” isminin işaret ettiği özellik yaşantılarında açığa çıktı!

Check Also

ah_

Tanrının Ayak Sesleri